<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Kamile Can - Vajinismus , Vajinismus Tedavisi</title>
	<atom:link href="http://www.drkamilecan.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.drkamilecan.com</link>
	<description>Vajinismus ve Depresyon Tedavisi Ankara - 05052318513</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Mar 2012 07:30:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aile Danışmanlığı ve Evlilik Terapisi</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2011/11/07/aile-danismanligi-ve-evlilik-terapisi/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2011/11/07/aile-danismanligi-ve-evlilik-terapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2011 17:35:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[aile terapisti]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik terapisti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=292</guid>
		<description><![CDATA[1-Evliliğinizde eşinizle birlikte bütün çabalarınıza rağmen halledemediğiniz sizi ve eşinizi rahatsız eden sorunlarınız varsa bir evlilik terapistine başvurmanız çözüm için atacağınız en önemli adım olabilir. 2-Evliliklerinde uyum, ayar ve iletişim sorunu yaşayan çiftlerin konuyu aralarında samimiyetle konuşmak çok önemli bir adımdır. Çoğu zaman çiftler bunu tek başlarına başaramaz. Evlilik ve aile terapileri eşlerin bütün çabalarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1-Evliliğinizde eşinizle birlikte bütün çabalarınıza rağmen halledemediğiniz sizi ve eşinizi rahatsız eden sorunlarınız varsa bir evlilik terapistine başvurmanız çözüm için atacağınız en önemli adım olabilir.</p>
<p>2-Evliliklerinde uyum, ayar ve iletişim sorunu yaşayan çiftlerin konuyu aralarında samimiyetle konuşmak çok önemli bir adımdır. Çoğu zaman çiftler bunu tek başlarına başaramaz. Evlilik ve aile terapileri eşlerin bütün çabalarına rağmen çözüme kavuşturamadıkları sorunlarını ortadan kaldırmak için eşlere yardım amaçlı düzenlemelerdir.</p>
<p>3-Sorunlar çiftlerin yaşamının gündemine oturduğunda çift ilk etapta farkında olmadan evlilik sorunlarını yakın akrabalara ve ailelerine anlatmaya meyillidir. Sorunları her iki eşin kendi ailelerine anlatması sorunun daha da büyümesine hatta bazı durumlarda daimi hale gelmesine neden olur.  Aile ortamında herkes duygusal davranarak kendi çocuğunu savunup taraf tutmak zorunda kalır. Tartışmalar ve suçlayıcı konuşmalar sorunları daha da pekiştirir. Çiftlerin tarafsız bir aile ve evlilik terapistine başvurması ve onun rehberliğinde ilerlemesi çok daha sağlıklı bir yoldur.</p>
<p>4-Çiftler aile evlilik terapistine başvurarak tarafsız bir kişinin gözetiminde ilişkilerini, ilişki içindeki pozisyonlarını sorunun meydana gelmesinde ve çözümündeki kendi katkılarını daha net olarak görme olanağını elde ederler. Aile ve evlilik terapisti sizi ve ilişkinizi tarafsız olarak görebilir, sizin de tarafsız görmenizi sağlayabilir.</p>
<p>5-Evlilikte ortaya çıkan çatışmalar uzun süre devam ettiğinde kişilerde duygusal, sosyal sorunlara neden olur. Bir aile terapisti eşlerin sorunları nasıl algıladığını, eşlerden birinin diğerine hangi duygu ve düşüncelerle tepki verdiğini sezip her iki eşe de bu konuda bilgi verir. Terapi süresi boyunca tarafların her birinin davranışlarını ve bu davranışların karşı taraf üzerindeki etkisini anlamalarına ve her ikisinin de ilişki içinde anlaşıldığını sevildiğini ve sayıldığını hissedecekleri daha uyumsal tutum ve davranış geliştirmelerinde onlara rehber olabilir.</p>
<p>6-Bir evlilik ve aile terapisti eşlere evlilikte olan sorunların çiftlerden birinin sorunu değil çiftin ortaklaşa sorunu olduğu ve çözüm için her ikisinin de çabalamasına gereksinim olduğu konusunda çifte ışık tutabilir.</p>
<p>7-Evlilik terapisti çiftlerin birbirlerini daha objektif anlama, gereksiz tartışma, suçlama ve anlaşmazlıklara yol açan yanlış anlama ve yanlış etkileşim kalıplarını kırarak evlilik ilişkisinin daha da kötüye gitmesini önleyebilir.</p>
<p>8-Bir aile ve evlilik terapisti eşlerden yalnızca birinde olan travma, depresyon gibi sorunlarda çalışırken diğer eşin de desteğini alarak problemin en kısa zamanda ortadan kaldırılmasına yönelik diğer eşi de yönlendirebilir.</p>
<p>9- Bir aile ve evlilik terapisti var olan sorunlarınızın çözümünde size rehber olarak size bir takım halinde çok iyi çalışan bir çift olduğunuzu gösterebilir. Bu da sizin ileride evlilik gemisinin çarptığı hayat olaylarında daha dayanıklı ve hazırlıklı olmanızı sağlayarak kılavuzluk yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2011/11/07/aile-danismanligi-ve-evlilik-terapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şizoid Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve  duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında  duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile  kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar  gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler  kuramazlar.</p>
<p>Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar  ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların  tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde  çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid  kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür.  Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin  gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.</p>
<p>Bu kişiler direk olarak kışkırtıldıkları zaman bile öfkelerini  yansıtmakta zorlanırlar. Çoğunlukla önemli yaşam sorunlarına yada  negative olaylara tepki vermezler ve pasif bir tavır gösterirler.</p>
<p>Şizoid kişiler bireyselliğe, yalnızlığa ve kendi başına olmaya değer  veren kişilerdir. Kendi duygularını inceleme konusunda hiç bir arzuları  yoktur. Başkalarından farklı olduklarını algılamalarına rağmen bu konuda  her hangi bir rahatsızlık hissetmezler. Bu kişiler başkalarından nefret  etmezler sadece çevrelerinde insan olmadan daha rahat olduklarına  inanırlar.</p>
<p>Araştırmalar bu kişilerin evlenebildiklerini ve değer verdikleri  insanlar olmadığında kendilerini kaybolmuş hissettiklerini  göstermektedir. Fakat bu kişiler çevrelerinde olduğu zaman bu sefer de  kendilerini baskı altında hissederler. Dolayısıyla Şizoid kişiler fazla  yakınlık aramayan ve duygusal ilişki istemeyen insanlar ile daha rahat  hissederler. Diğer bir deyimle bu kişiler için evlilik ev arkadaşı  edinmek gibi bir anlam taşır. Eğer özel bir ilişki geliştirmezler ise  çoğunlukla kardeşleri yada başka akrabaları ile fazla yakınlık kurmadan  yaşarlar.</p>
<p>Belirtiler</p>
<p>1. Güçlü duygular yaşamazlar<br />
2. Arkadaşlık ilişkisi kurmayı istemez yada zevk almaz<br />
3. İnsanlarla iletişim gerektiren bütün sosyal aktivitelerden kaçar<br />
4. Başka insanlara yabancılaşma yada duygusal olarak soğukluk<br />
5. Hiç bir arkadaşı yoktur<br />
6. Övgü yada eleştiriye karşı hiç tepki vermez<br />
7. Soğuk ve umursamaz davranır<br />
8. Duygularında hemen hemen hiç değişim olmaz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Borderline Kişilik Bozuklukları</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:46:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Borderline hastalar, gelişimin ayrılma–bireyleşme evresinin yeniden yakınlaşma alt evresinde gerçekleşen bir duraklama sıkıntısı çekerler. Duraklama, çocuğun ayrılma ve bireyleşme çabalarına karşılık annenin libidinal ulaşılabilirliğini geri çekmesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü çocuğun bireyleşmesi annenin çocuğuna yapışmak için duyduğu savunucu ihtiyacına büyük bir tehdit oluşturur ve annenin libidinal ulaşabilirliğini geri çekmesine neden olur. Çocuk büyüyebilmek için annenin sağlayacağı desteklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Borderline hastalar, gelişimin ayrılma–bireyleşme evresinin <strong>yeniden yakınlaşma alt evresi</strong>nde gerçekleşen bir <strong>duraklama sıkıntısı</strong> çekerler. <strong>Duraklama,   çocuğun ayrılma ve bireyleşme çabalarına karşılık annenin libidinal   ulaşılabilirliğini geri çekmesinden kaynaklanmaktadır.</strong> Çünkü çocuğun   bireyleşmesi annenin çocuğuna yapışmak için duyduğu savunucu  ihtiyacına  büyük bir tehdit oluşturur ve annenin libidinal  ulaşabilirliğini geri  çekmesine neden olur. Çocuk büyüyebilmek için  annenin sağlayacağı  desteklere muhtaçtır, fakat büyümeye başlarsa  destekler<img src="http://www.toddlertime.com/images/jamesmasterson.jpg" alt="" hspace="2" vspace="2" align="left" />de geri çekilecektir. Bu durum, <strong>geri çekilme</strong>yi   kendiliğinin bir parçasının kaybı olarak algılayan çocukta bir anda   terk edilme depresyonunu başlatır. Çocuk, bu hislere karşı kendini   savunmak için, <strong>ayrılmayı inkâr eder</strong> ve metarnel (anneye dair)   figüre/nesneye yapışır ve böylelikle ayrılma–bireyleşmeden özerkliğe   kadar uzanan normal gelişimsel evreleri tamamlamakta başarısızlığa   uğrar. Böylece, <strong>çocuk gelişimsel duraklamaya maruz kalır</strong>. Bu etkileşim iki/ikiz teması, yani <strong>gerileme ve yapışma</strong> için <strong>ödüllendirme</strong> ile ayrılma-bireyleşme için <strong>geri çekilme</strong>,   bu etkileşimlerle bağlantılı duyguyla birlikte kendilik ve nesle   temsili olarak çocuk tarafından içe alınır. Bunlar, borderline hastanın   intrapsişik yapısının ana motifini biçimlendirir ve böylece şu yapı   ortaya çıkar: Bir <strong>ödüllendirici parça birim</strong> <strong>(ÖNİP)</strong> ve bir <strong>geri çekilen parça birim</strong>den <strong>(GNİP)</strong> oluşan bölünmüş nesne ilişkileri birimi ve bu ikiye bölünmüş birimden her birinin de kendine özgü bir <strong>nesne temsili</strong>; <strong>kendilik temsili</strong> ve <strong>duygulanım</strong>.   Hasta aynı zamanda şöyle bir bölünmüş ego geliştirir: Anne, yapışmaya   olanak sağlayan; bireyleşmekten kaçınma, ayrılmayı inkâr etme,  yapışarak  yeniden birleşme isteğini eyleme vurma ve yansıtma şeklindeki  ego  işlevlerini ödüllendirir. Böylelikle egonun bir bölümü, <strong>haz ilkesinden gerçeklik ilkesine olan gerekli değişimi geçiremez</strong>.   Çünkü bu değişimi geçirmek, ayrılma gerçeğini kabullenmesi anlamına   gelmektedir ve bu da terk depresyonunu doğurur. Annenin yapışması ve   geri çekilmesi ve bu hastanın yeniden birleşme için eyleme vurma isteği,   egonun bir bölümünün gelişimde başarısızlığa uğramasına neden olur ve   sonuç olarak <strong>bölünmüş bir ego yapısı</strong> oluşur. Böylece terk edilme korkularından gerektiren bir <strong>patolojik haz egosu</strong> ve gerçeklik ilkesine ulaştıran <strong>gerçeklik egosu</strong> oluşur.</span></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> ÖNİP birimi bir patolojik ego arasında bir ittifak (işbirliği) gelişir.   Bu işbirliğinin amacı ‘iyi’ duyguları yaşatmak ve GNİP birimi ile   bağlantılı olan terk edilmenin kötü duygularına karşı savunmalıdır.   GNİP, yaşanan ayrılma veya kaybetme deneyimleri tarafından ya da   terapinin bir sonucu olarak gösterilen çabaları da içeren ayrılma ve   bireyleşme çabalarıyla harekete geçebilir. <strong>ÖNİP–patolojik haz egosu ittifakı</strong>,   terk depresyonuna karşı savunma için GNİP’in tekrar baş göstermesiyle   harekete geçebilir. ÖNİP böylelikle, GNİP bağlantılı acı verici duygu   durumuna karşı, borderline hastanın birincil savunması haline gelir.   Bununla birlikte gerçeklik açısından, her iki parça birimde   patolojiktir. Aynı zamanda da, <strong>hastanın sanki 2 seçeneği var gibidir</strong>; </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—ya terk edilme depresyonunu yaşayıp kendini kötü hissetmek (GNİP) ya da </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—gerektiğinde inkar edilmesi ve kendilik yıkıcı davranışların eyleme vurulması pahasına kendini iyi hissetmek ( ÖNİP ).</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Borderline hastalarının aktarımı, bölünmüş nesne ilişkileri birimlerin   yani ÖNİP ve GNİP birimlerinin yansıtılması ve harekete geçirilmesi   sonucunda olur. Hasta, alternatif olarak terapist üzerine yansıtmak için   her iki birimi de sürdürür. Terapiste yansıtılan birim GNİP olduğunda,   hasta terapiyi, terk edilmeye yol açan bir şey olduğunu görür,  terapötik  yararın gerçekliğini inkâr eder ve bir savunma olarak ÖNİP’i  harekete  geçirir. Yansıtılan birim ÖNİP olduğunda ise, hasta, kendini  iyi  hisseder fakat patolojik haz egosunun yöneliminin altında  genellikle  kendilik yıkıcı davranışlar yatar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Psikoterapi, borderline hastaların intrapsişik yapılarındaki yani nesne   ilişkileri ve ego yapısındaki iki ana gelişimsel bozukluğu iki   terapötik teknikle telefi etmektedir. Bunlar;</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—Terapist, hastanın bireyleşmesini destekleyen gerçek bir insan (nesne) olmalı ve </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—hastayı patolojik egonun zarar ve yıkıcılığının inkârıyla yüzleştirerek ona gerçeklik egosu kazandırmalıdır. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">Yüzleşmenin   amacı, hastanın ÖNİP-patolojik haz egos ittifakını deneyimlemesini,   egoya uyumlu durumundan, egoya yabancı durumu dönüştürmektir.   Yüzleştirme, davranışların kontrolünün gelişmesine yardımcı oldukça GNİP   harekete geçer, bu durumda karşılık olarak daha fazla direncin ortaya   çıkışıyla birlikte ÖNİP’i harekete geçirir. Bu döngüsel süreç  sırasıyla,  <strong>direnç, yüzleştirme ve terk edilme depresyonunun (GNİP) derinliğine çalışması</strong>,   daha fazla direnç (ÖNİP), daha fazla yüzleştirme ve bu yüzleştirmenin   sevk ettiği daha fazla derinliğine çalışma ile sonuçlanır. Bu süreç   başarı gösterdiği takdirde, hastanın terapisti pozitif bir nesne olarak   içe alımı sonucunda, <strong>terapistin sağlıklı egosu ile hastanın güç durumdaki gerçeklik egosu arasında yeni bir ittifak (işbirliği) gelişir.</strong> Bu yeni ittifak hastanın motivasyonunun ve davranışlarının kontrolü   için ÖNİP-patolojik haz egosu ittifakı ile savaşır. Pozitif bir nesne   temsili olarak, ayrılama-bireyleşmeyi destekleyen terapist ile birlikte,   yeni bir nesne ilişkileri birimi ayrıca, yeterli, gelişmekte olan bir   insan olarak bir kendilik temsili ve bunlara ilaveten geri çekilen   davranışlardan ziyade inşacı bir şekilde hayatın üstesinden gelme ve   hakim olmanın ardından gelen bir duygu (kendini iyi hissetme) gelişir.   Derinliğine çalışma, GNİP ve ÖNİP birimlerinin gittikçe gelişen   dışsallaştırılmasına sevk eder (ÖNİP’in yol açtığı öfke ve depresyonla   birlikte) ve tüm nesne ilişkilerine bir başlangıç niteliğinde olan <strong>kötü ve iyi kendilik ile nesne temsillerinin birleşmesi evresini oluşturur</strong>.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Yalın bir destekten ibaret olamayan ve çok kısa sürmeyen destekleyici   psikoterapi, hastanın farkındalık kazanmasını ve patolojik haz egosunun   savunma mekanizmalarını kontrol altına almayı öğrenmesini ve böylelikle   bu savunmaları, zarar verici etkileriyle birlikte yaşam tarzının  dışına  çıkmasını amaçlar. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Destekleyici psikoterapi</strong>,   hastanın intrapsişik durumunu yeniden yapılandırmamasına rağmen, yine   de hasta patolojik egosunu kontrol altına aldıkça ve motivasyonu  fantezi  yönelimliden ziyade daha çok gerçeklik yönelimli hale geldikçe  hastanın  hayatında önemli değişmelere neden olur. Yani hastanın hayatı,   gerçeklik problemini inkâr etme pahasına kendini iyi hissetmekten  ziyade  gerçeklikle uğraşma ve gerçekliğe hâkim olma çabalarıyla  yönetilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> <strong>Yoğun ve psikanalitik yönelimli yeniden yapılandırıcı psikoterapi</strong>,   genellikle destekleyici psikoterapinin genişletilmiş ve büyütülmüş   halidir ve ilk ayrılma–bireyleşme evresi duraklamasıyla bağlantılı olan <strong>terk depresyonunu derinliğine çalışarak, hastanın intrapsişik durumunun yeniden yapılanmasını amaçlar.</strong> Bu çalışma bölünmüş nesne parça birimlerinin, bütünleşmiş nesne   birimlerine ve bölünmüş egonun, bütünleşmiş egoya dönüşmesi ile birlikte   ego özerkliği başarısına ulaştırır. Hastanın bireyleşmesi   filizlendikçe, <strong>sevmek ve üretmek</strong> için yeni kapasiteler ortaya   çıkar. Hepsi olmamakla birlikte çoğu borderline hastalar, uygun   terapötik destek sağladığı takdirde, yoğun psikoterapiye yanıt verebilir   ve vereceklerdir. Strese (hem ayrılma hem de bireyleşme stresine)  karşı  incinebilirliğin önemli ölçüde azalması ve insan hayatını   zenginleştiren yeni keşfedilmiş kapasiteler, mümkün görüldüğünde yoğun   psikoterapi girişimi için ikna edici hususlardır.</span></span></span></div>
<p><span style="font-size: x-small;"><span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">Kaynak: <span><span><span style="color: black;">James F.</span> MASTERSON &#8211; Borderline Yetişkinlerde Psikoterapisi</span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Narsisistik Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:35:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis tarafından 1898′de kullanılan terimdir. Eğer, kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. <strong>Narsisizm veya özseverlik</strong>,  kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine  âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis  tarafından 1898′de kullanılan terimdir. <strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Eğer,  kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya  ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın  ardından,</span></strong><strong><span style="font-family: Arial;"> “iyi ki varım, ben muhteşem bir varlığım</span></strong>, <strong>Tanrım ne kadar mükemmelim<strong><span style="font-family: Arial;">” </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">diyorsa; bunu da toplumdaki diğer kişilerin gözlerine batırmaktan zevk alıyorsa; o kişi üst derecelerden bir narsistir.</span></strong>Sigmund <strong>Freud</strong>; narsisizmi “<strong>dış dünyadan soyutlanan libidonun yani cinsel enerjinin egoya yönlendirilmesi</strong>” şeklinde açıklamıştır. Horney’e göre narsisistik kişinin diğer insanlarla duygusal bağları çok zayıftır ve <strong>sevme kapasitesini yitirmiş olmanın boşluğunu yaşar.</strong> Yani <strong>narsisizm kendini sevmeyi değil, kendine yabancılaşmayı simgeler</strong>. “<strong>Ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli</strong>” sözü narsisizmin simgesi olmuştur. Yani <strong>herkes onlara, onlar kendilerine hayrandır.</strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB-Narsisistik kişilik bozukluğu</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi  gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken  ilgiyi göremediklerinde aynı yukarıda anlatılan narkissos gibi erirler  veya çökerler. <strong>Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama</strong> <strong>NKB</strong>’nuntemel özellikleridir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğer insanlara kıyasla özel ve üstün biri olduğunu düşünen </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">narsist kişinin tüm çabası;<strong> yaşadığı dünyada yeterli, değerli, sevilen, hayranlık beslenen, anlamlı  ve meşru bir varlık olduğunu diğer insanlara tasdik ettirmektir. </strong>Bu nedenle narsisizme<strong> “</strong></span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendini Beğenmişlik Hastalığı</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">” da denir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB tanısı alanların <strong>%80</strong>’ni erkektir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">DSM-IV tanı ölçütleri:</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, <strong>üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamama</strong>nın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">3-Özel  ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal  durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla  arkadaşlık edebileceğine inanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">4-Çok beğenilmek ister.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">5-Hak kazandığı duygusu vardır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">6-Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">7-Empati yapamaz.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">8-Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">9-Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Gabbard</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, NKB’nun 2 tipini tanımlamıştır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kayıtsız Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerinin farkında değildir. Kibirli ve agresiftir. Kendisiyle  meşguldür. Dikkat merkezi olmaya ihtiyaç duyar. “Vericisi var ancak  alıcısı yoktur.” Duygularının incinmesinden etkilenmez görünür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Tedirgin Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerine yoğun bir duyarlılık gösterir. Ketlenmiş, utangaç veya  kendini silicidir. Dikkati kendinden çok diğerlerine yönelmiştir. Dikkat  merkezi olmaktan kaçınır. Aşağılanma ve eleştiri kanıtı elde etmek için  diğerlerini dikkatle dinler. Kolaylıkla incinen duygulara sahiptir;  utanç duymaya ve kendini aşağılanmış hissetmeye eğilimlidir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Genellikle <strong>kendini beğenmiş, soğuk, mesafeli,</strong> <strong>kibirli, üstten bakan, hak etmişlik duygusuyla olayları değerlendiren </strong>ve <strong>çekici</strong> görünen narsist kişi, gerçekte bilinçdışında kendilik değerlerinde,  kendine güven ve saygı duymada ciddi sorunlar yaşayan kişidir. Yani bir  nevi <strong>iç dünya ile dış dünyanın bir zıtlığı</strong> söz konusudur. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Tetiklenmedikleri,  tahrik edilmedikleri ya da bir travmaya uğramadıkları sürece ciddi bir  davranış bozukluğu göstermeyebilen narsist kişiler, sosyal ve mesleki  alanda oldukça başarılıdırlar. Peki, bu durumda <strong>bir kişinin narsist olup olmadığı nasıl <strong><span style="font-family: Arial;">anlaşılır? </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Bu sorunun yanıtı için aşağıdaki kriterlerin o kişide olup olmadığına bakmak gerekir: </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—K<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">endi kişisel öneminden,</span></strong> geçmiş ve şimdiki başarılarından sürekli<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;"> bahsederse, </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kibirli davranıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—bazen kendini alçak gönüllülük ve alttan alma ile gizlemeye çalışıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—çok önemli, yetenekli, başarılı biri olduğuna inanıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişinin dinlemesini ve  onay vermesini bekliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ilişkide olduğu kişiyi sömürücü bir biçimde kullanmaya eğilimliyse, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişiye, farkında olmadan, sıradan bir kişi veya nesne gibi bir his yüklüyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kendi kendine yeten bir kişilik tipi sergiliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">düşüncelerinin önem ve tutarlılığını devamlı vurguluyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">—toplumdaki şahsi itibarını ön planda tutuyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı derecede hayranlık beklentisi içindeyse,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—eleştiriye tahammülsüzlük gösteriyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—başkalarının söylediklerine pek ilgi göstermiyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—hak edecek bir şeyler yapmadığı halde kendisine özel biriymiş gibi davranılmasını bekliyorsa, bir kişinin narsist olup olmadığı<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">anlaşılabilir</span></strong><strong>.</strong> </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İnsanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">koşan  narsistler;kendilerinden memnuniyet duymak, rahat ve huzurlu olabilmek,  kendilerini sevilebilir hissetmek için her zaman ve her ortamda <strong>mükemmel veya kusursuz görünmeye ihtiyaç duyarlar.</strong> İnsanların hayranlığını kazandıklarında, onların gözünde mükemmel  göründüklerinde, takdir edildiklerinde veya gözlerinde yücelttikleri  kişinin onayını hissettikleri durumda; kendilerini başarılı, dengeli,  iyi, sevilebilir, güven dolu ve mutlu hissedebilirler. Bu olmadığı  takdirde hissettikleri başarısızlık, umutsuzluk, bunalım, huzursuzluk,  sıkıntı ve çökkünlüktür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistlerin duygusal yaşamları sığdır, duygusal derinlikten yoksundurlar</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">,  diğer insanlardaki karmaşık duygulanımları fark etmede başarısızdırlar.  Borderline (sınır) kişiler gibi çabuk alevlenen ve çabuk sönen  duygulanımlara sahip olabilirler, terk edildiklerinde veya hayal  kırıklığına uğradıklarında görünüşte depresyona benzeyen tepkiler  verirler. Ancak bu tepkiler yakından incelendiğinde değer verilen  kişinin kaybı karşısında duyulan hakiki bir üzüntüden çok, intikam  arzularıyla yüklü kızgınlık ve kin içeren duygular olarak fark  edilebilir. Yani <strong>gerçekten, yürekten veya derinden bir üzüntü duyamazlar</strong>, <strong>yas yaşayamazlar</strong>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistler, genellikle, ortalıkta kasılarak gezen, ün, şan ve şöhreti seven, hava atan, çaka satan kişilerdir. <strong>Sıradan insan olmak korkuları nedeniyle hep daha çok şey isterler</strong>.  Hep el üstünde tutulmak, baş tacı edilmek ve övülmek isterler. Hep özel  olmak, hep özel muamele görmek veya özel hissedilmek isterler. Öztürk’e  (1994) göre; kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen ve  üstün gören, sürekli beğeni, ilgi ve onay bekleyen; gittikleri her yerde  hemen özel bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. Kendilerini özel  gördükleri için herkese geçerli kuralların kendileri için geçerli  olmadığına inanırlar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yetinme duygularının olmaması <strong>çok hırslı</strong> olmalarına neden olur. Kendilerinin gerçek sınırlarını bilemezler.  Kendilerini bir bütünün parçası gibi görmedikleri ve her şeyi kontrol  edebilecekleri duygusu yaşadıkları için <strong>sürekli gerilim halindedirler</strong>.  “Mezarlıktan ıslık çalarak geçmek” pek çok insanın yaptığı şeydir. Kişi  gerçekte korkuyordur ama korkmuyor taklidi yapmak zorundadır. İşte  bunun gibi narsistlerin bir kısmı eksiklik, değersizlik ve aşağılık  duygularını bastırmak için kendilerine güveniyor rolü yaparlar. Fakat bu  rolü içselleştirdikleri için güvenli gözükürler. Narsistin kendini  beğenmesi ve büyüklenmesi ile <strong>bir öteki insanın gözündeki hayranlığına muhtaç olması</strong> anlaşılması çok zor ve çelişkili bir durumdur. Yani <strong>gerçekte ne olduğundan ziyade nasıl göründüğünü daha çok önemseyen narsist kişi için görünenle iç dünya aynı değildir</strong>.  Bu nedenle kendini devamlı olarak dışarıdan bir gözle izleyen narsist  kişi için imaj ve dışarıya karşı nasıl göründüğü çok hayati bir önem  taşır. Özbenliğiyle dışarı yansıttığı imajı arasındaki bu zıtlık narsist  kişinin <strong>yapaylık, yapmacıklık ve sahtelik hissi</strong> yaşamasına yol  açar. Ancak sevgiyi, beğeniyi, hayranlığı veya başarıyı elde  ettiğindeyse aslında sevilenin sahte kendiliği olduğunu hisseder, içten  içe gerçekten sevilmediğini bilir. Bu farkındalık da elde ettiği  hayranlığın keyfini ve coşkusunu gölgeler. Bu yüzden <strong>gerçek mutluluğu, bir kedinin kuyruğunu yakalayamaması gibi, asla hissedemezler, sadece mutluymuş gibi yaparlar.</strong> Hakiki gereksinimlerini hiçbir zaman tatmin edemeyen narsistlerin başarıları ve tatminleri ancak onlara yalancı ve <strong>geçici bir mutluluk</strong> yaşatır. Yani <strong>her türlü sözde tatmine rağmen tam anlamıyla mutlu ve tatminkâr olamamaları tipik yakınmalarıdır.</strong> <strong>Kronik tatminsizlik ve memnuniyetsizlik hissi narsist kişiler için oldukça karakteristiktir.</strong> <strong>Şu an, daima kusurlu ve eksiktir, umut hep karşı kıyıdadır, </strong>hep  bir umutla sürekli başarı, hayranlık, ideal aşk, ideal partner peşinde  sonsuz bir arayış içinde koşar durur. Bu arada hayat geçip gider. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Çoğu zaman terapiye başvurma sebepleri arasında en başta gelen ve tarif etmekte zorlandıkları;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derin bir boşluk, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—can sıkıntısı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsızlık,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—tatminsizlik, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—umutsuzluk </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">veya </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karamsarlık hisleri yaşarlar.</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> Bu hislerini bastırmak ve içsel boşluklarını doldurmak için narsistler çeşitli şekillerde <strong>eyleme vurma</strong> adını verdiğimiz davranışlar sergilerler. Eyleme vurma; bilinçdışı bir  arzu veya dürtünün eylem şeklinde doğrudan ifadesidir. Yani bilinçdışı  fantezilerin dürtüsel davranışla yaşama geçirilmesidir. Eyleme vurma ilk  kez Freud tarafından ortaya atılmıştır. Narsistlerde görülen eyleme  vurmalar;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derinliği ve geleceği olmayan gelişigüzel yüzeysel ilişkiler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsız veya sapkın cinsel etkinlikler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—alkolizm, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—madde kullanımı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı başarı hırsı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—iş koliklik,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ideolojik, dinsel ve grupsal fanatizm</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, şeklinde sıralanabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsist kişiler diğer insanlara yönelik <strong>ilgi ve empati yoksunluğu</strong> <strong>sergilerler.</strong> E</span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">mpati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yetenekleri gelişmemiştir. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yani  çevrelerindeki insanların duygularına ve düşüncelerine empati  göstermezler, gösterir gibi göründüklerinde ise; o kişinin  minnettarlığını harekete geçirip onu kendi beğenilme ihtiyaçları  doğrultusunda davranmaya zorlarlar. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aldıkları kararlar başkalarını etkilese de onlar için bunun bir önemi yoktur. </span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">B</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">enmerkezci düşünürler. </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İş arkadaşlarının yanı sıra mahremini paylaştıkları eşleri ve çocukları da bu durumdan paylarını alırlar.</span></span></div>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendinde  görmeye tahammül edemedikleri, kurtulmaya veya saklamaya çalıştıkları  eksiklik veya kusurlara karşı oldukça hassastırlar ve bu özelliklere  sahip olduğunu düşündükleri kişileri küçümser, aşağılar ve  değersizleştirirler. Yani <strong>insanlara değer vermezler</strong>. Mevcut tüm başarılar </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">ön görü, zekâ, strateji, güç ve kararlılık sayesinde onların bir eseridir. </span></span></p>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. <strong>Narsisizm veya özseverlik</strong>,  kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine  âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis  tarafından 1898′de kullanılan terimdir. <strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Eğer,  kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya  ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın  ardından,</span></strong><strong><span style="font-family: Arial;"> “iyi ki varım, ben muhteşem bir varlığım</span></strong>, <strong>Tanrım ne kadar mükemmelim<strong><span style="font-family: Arial;">” </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">diyorsa; bunu da toplumdaki diğer kişilerin gözlerine batırmaktan zevk alıyorsa; o kişi üst derecelerden bir narsistir.</span></strong>Sigmund <strong>Freud</strong>; narsisizmi “<strong>dış dünyadan soyutlanan libidonun yani cinsel enerjinin egoya yönlendirilmesi</strong>” şeklinde açıklamıştır. Horney’e göre narsisistik kişinin diğer insanlarla duygusal bağları çok zayıftır ve <strong>sevme kapasitesini yitirmiş olmanın boşluğunu yaşar.</strong> Yani <strong>narsisizm kendini sevmeyi değil, kendine yabancılaşmayı simgeler</strong>. “<strong>Ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli</strong>” sözü narsisizmin simgesi olmuştur. Yani <strong>herkes onlara, onlar kendilerine hayrandır.</strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB-Narsisistik kişilik bozukluğu</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi  gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken  ilgiyi göremediklerinde aynı yukarıda anlatılan narkissos gibi erirler  veya çökerler. <strong>Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama</strong> <strong>NKB</strong>’nuntemel özellikleridir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğer insanlara kıyasla özel ve üstün biri olduğunu düşünen </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">narsist kişinin tüm çabası;<strong> yaşadığı dünyada yeterli, değerli, sevilen, hayranlık beslenen, anlamlı  ve meşru bir varlık olduğunu diğer insanlara tasdik ettirmektir. </strong>Bu nedenle narsisizme<strong> “</strong></span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendini Beğenmişlik Hastalığı</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">” da denir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB tanısı alanların <strong>%80</strong>’ni erkektir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">DSM-IV tanı ölçütleri:</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, <strong>üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamama</strong>nın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">3-Özel  ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal  durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla  arkadaşlık edebileceğine inanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">4-Çok beğenilmek ister.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">5-Hak kazandığı duygusu vardır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">6-Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">7-Empati yapamaz.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">8-Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">9-Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Gabbard</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, NKB’nun 2 tipini tanımlamıştır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kayıtsız Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerinin farkında değildir. Kibirli ve agresiftir. Kendisiyle  meşguldür. Dikkat merkezi olmaya ihtiyaç duyar. “Vericisi var ancak  alıcısı yoktur.” Duygularının incinmesinden etkilenmez görünür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Tedirgin Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerine yoğun bir duyarlılık gösterir. Ketlenmiş, utangaç veya  kendini silicidir. Dikkati kendinden çok diğerlerine yönelmiştir. Dikkat  merkezi olmaktan kaçınır. Aşağılanma ve eleştiri kanıtı elde etmek için  diğerlerini dikkatle dinler. Kolaylıkla incinen duygulara sahiptir;  utanç duymaya ve kendini aşağılanmış hissetmeye eğilimlidir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Genellikle <strong>kendini beğenmiş, soğuk, mesafeli,</strong> <strong>kibirli, üstten bakan, hak etmişlik duygusuyla olayları değerlendiren </strong>ve <strong>çekici</strong> görünen narsist kişi, gerçekte bilinçdışında kendilik değerlerinde,  kendine güven ve saygı duymada ciddi sorunlar yaşayan kişidir. Yani bir  nevi <strong>iç dünya ile dış dünyanın bir zıtlığı</strong> söz konusudur. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Tetiklenmedikleri,  tahrik edilmedikleri ya da bir travmaya uğramadıkları sürece ciddi bir  davranış bozukluğu göstermeyebilen narsist kişiler, sosyal ve mesleki  alanda oldukça başarılıdırlar. Peki, bu durumda <strong>bir kişinin narsist olup olmadığı nasıl <strong><span style="font-family: Arial;">anlaşılır? </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Bu sorunun yanıtı için aşağıdaki kriterlerin o kişide olup olmadığına bakmak gerekir: </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—K<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">endi kişisel öneminden,</span></strong> geçmiş ve şimdiki başarılarından sürekli<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;"> bahsederse, </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kibirli davranıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—bazen kendini alçak gönüllülük ve alttan alma ile gizlemeye çalışıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—çok önemli, yetenekli, başarılı biri olduğuna inanıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişinin dinlemesini ve  onay vermesini bekliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ilişkide olduğu kişiyi sömürücü bir biçimde kullanmaya eğilimliyse, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişiye, farkında olmadan, sıradan bir kişi veya nesne gibi bir his yüklüyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kendi kendine yeten bir kişilik tipi sergiliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">düşüncelerinin önem ve tutarlılığını devamlı vurguluyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">—toplumdaki şahsi itibarını ön planda tutuyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı derecede hayranlık beklentisi içindeyse,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—eleştiriye tahammülsüzlük gösteriyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—başkalarının söylediklerine pek ilgi göstermiyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—hak edecek bir şeyler yapmadığı halde kendisine özel biriymiş gibi davranılmasını bekliyorsa, bir kişinin narsist olup olmadığı<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">anlaşılabilir</span></strong><strong>.</strong> </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İnsanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">koşan  narsistler;kendilerinden memnuniyet duymak, rahat ve huzurlu olabilmek,  kendilerini sevilebilir hissetmek için her zaman ve her ortamda <strong>mükemmel veya kusursuz görünmeye ihtiyaç duyarlar.</strong> İnsanların hayranlığını kazandıklarında, onların gözünde mükemmel  göründüklerinde, takdir edildiklerinde veya gözlerinde yücelttikleri  kişinin onayını hissettikleri durumda; kendilerini başarılı, dengeli,  iyi, sevilebilir, güven dolu ve mutlu hissedebilirler. Bu olmadığı  takdirde hissettikleri başarısızlık, umutsuzluk, bunalım, huzursuzluk,  sıkıntı ve çökkünlüktür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistlerin duygusal yaşamları sığdır, duygusal derinlikten yoksundurlar</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">,  diğer insanlardaki karmaşık duygulanımları fark etmede başarısızdırlar.  Borderline (sınır) kişiler gibi çabuk alevlenen ve çabuk sönen  duygulanımlara sahip olabilirler, terk edildiklerinde veya hayal  kırıklığına uğradıklarında görünüşte depresyona benzeyen tepkiler  verirler. Ancak bu tepkiler yakından incelendiğinde değer verilen  kişinin kaybı karşısında duyulan hakiki bir üzüntüden çok, intikam  arzularıyla yüklü kızgınlık ve kin içeren duygular olarak fark  edilebilir. Yani <strong>gerçekten, yürekten veya derinden bir üzüntü duyamazlar</strong>, <strong>yas yaşayamazlar</strong>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistler, genellikle, ortalıkta kasılarak gezen, ün, şan ve şöhreti seven, hava atan, çaka satan kişilerdir. <strong>Sıradan insan olmak korkuları nedeniyle hep daha çok şey isterler</strong>.  Hep el üstünde tutulmak, baş tacı edilmek ve övülmek isterler. Hep özel  olmak, hep özel muamele görmek veya özel hissedilmek isterler. Öztürk’e  (1994) göre; kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen ve  üstün gören, sürekli beğeni, ilgi ve onay bekleyen; gittikleri her yerde  hemen özel bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. Kendilerini özel  gördükleri için herkese geçerli kuralların kendileri için geçerli  olmadığına inanırlar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yetinme duygularının olmaması <strong>çok hırslı</strong> olmalarına neden olur. Kendilerinin gerçek sınırlarını bilemezler.  Kendilerini bir bütünün parçası gibi görmedikleri ve her şeyi kontrol  edebilecekleri duygusu yaşadıkları için <strong>sürekli gerilim halindedirler</strong>.  “Mezarlıktan ıslık çalarak geçmek” pek çok insanın yaptığı şeydir. Kişi  gerçekte korkuyordur ama korkmuyor taklidi yapmak zorundadır. İşte  bunun gibi narsistlerin bir kısmı eksiklik, değersizlik ve aşağılık  duygularını bastırmak için kendilerine güveniyor rolü yaparlar. Fakat bu  rolü içselleştirdikleri için güvenli gözükürler. Narsistin kendini  beğenmesi ve büyüklenmesi ile <strong>bir öteki insanın gözündeki hayranlığına muhtaç olması</strong> anlaşılması çok zor ve çelişkili bir durumdur. Yani <strong>gerçekte ne olduğundan ziyade nasıl göründüğünü daha çok önemseyen narsist kişi için görünenle iç dünya aynı değildir</strong>.  Bu nedenle kendini devamlı olarak dışarıdan bir gözle izleyen narsist  kişi için imaj ve dışarıya karşı nasıl göründüğü çok hayati bir önem  taşır. Özbenliğiyle dışarı yansıttığı imajı arasındaki bu zıtlık narsist  kişinin <strong>yapaylık, yapmacıklık ve sahtelik hissi</strong> yaşamasına yol  açar. Ancak sevgiyi, beğeniyi, hayranlığı veya başarıyı elde  ettiğindeyse aslında sevilenin sahte kendiliği olduğunu hisseder, içten  içe gerçekten sevilmediğini bilir. Bu farkındalık da elde ettiği  hayranlığın keyfini ve coşkusunu gölgeler. Bu yüzden <strong>gerçek mutluluğu, bir kedinin kuyruğunu yakalayamaması gibi, asla hissedemezler, sadece mutluymuş gibi yaparlar.</strong> Hakiki gereksinimlerini hiçbir zaman tatmin edemeyen narsistlerin başarıları ve tatminleri ancak onlara yalancı ve <strong>geçici bir mutluluk</strong> yaşatır. Yani <strong>her türlü sözde tatmine rağmen tam anlamıyla mutlu ve tatminkâr olamamaları tipik yakınmalarıdır.</strong> <strong>Kronik tatminsizlik ve memnuniyetsizlik hissi narsist kişiler için oldukça karakteristiktir.</strong> <strong>Şu an, daima kusurlu ve eksiktir, umut hep karşı kıyıdadır, </strong>hep  bir umutla sürekli başarı, hayranlık, ideal aşk, ideal partner peşinde  sonsuz bir arayış içinde koşar durur. Bu arada hayat geçip gider. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Çoğu zaman terapiye başvurma sebepleri arasında en başta gelen ve tarif etmekte zorlandıkları;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derin bir boşluk, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—can sıkıntısı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsızlık,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—tatminsizlik, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—umutsuzluk </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">veya </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karamsarlık hisleri yaşarlar.</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> Bu hislerini bastırmak ve içsel boşluklarını doldurmak için narsistler çeşitli şekillerde <strong>eyleme vurma</strong> adını verdiğimiz davranışlar sergilerler. Eyleme vurma; bilinçdışı bir  arzu veya dürtünün eylem şeklinde doğrudan ifadesidir. Yani bilinçdışı  fantezilerin dürtüsel davranışla yaşama geçirilmesidir. Eyleme vurma ilk  kez Freud tarafından ortaya atılmıştır. Narsistlerde görülen eyleme  vurmalar;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derinliği ve geleceği olmayan gelişigüzel yüzeysel ilişkiler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsız veya sapkın cinsel etkinlikler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—alkolizm, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—madde kullanımı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı başarı hırsı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—iş koliklik,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ideolojik, dinsel ve grupsal fanatizm</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, şeklinde sıralanabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsist kişiler diğer insanlara yönelik <strong>ilgi ve empati yoksunluğu</strong> <strong>sergilerler.</strong> E</span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">mpati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yetenekleri gelişmemiştir. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yani  çevrelerindeki insanların duygularına ve düşüncelerine empati  göstermezler, gösterir gibi göründüklerinde ise; o kişinin  minnettarlığını harekete geçirip onu kendi beğenilme ihtiyaçları  doğrultusunda davranmaya zorlarlar. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aldıkları kararlar başkalarını etkilese de onlar için bunun bir önemi yoktur. </span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">B</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">enmerkezci düşünürler. </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İş arkadaşlarının yanı sıra mahremini paylaştıkları eşleri ve çocukları da bu durumdan paylarını alırlar.</span></span></div>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendinde  görmeye tahammül edemedikleri, kurtulmaya veya saklamaya çalıştıkları  eksiklik veya kusurlara karşı oldukça hassastırlar ve bu özelliklere  sahip olduğunu düşündükleri kişileri küçümser, aşağılar ve  değersizleştirirler. Yani <strong>insanlara değer vermezler</strong>. Mevcut tüm başarılar </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">ön görü, zekâ, strateji, güç ve kararlılık sayesinde onların bir eseridir. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/vajinismus-vajinismus-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/vajinismus-vajinismus-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 10:20:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel kasılma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel kasılmalar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorun]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel terapist]]></category>
		<category><![CDATA[cinselliğin]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yapamama]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik çağı]]></category>
		<category><![CDATA[evli]]></category>
		<category><![CDATA[evliler]]></category>
		<category><![CDATA[genç kızlar]]></category>
		<category><![CDATA[Günah]]></category>
		<category><![CDATA[insel ilişkiden kaçma]]></category>
		<category><![CDATA[insel ilişkiden kaçmak]]></category>
		<category><![CDATA[jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolojik muayene]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolojik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[karşı cins]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[laktasyon]]></category>
		<category><![CDATA[pelvik taban]]></category>
		<category><![CDATA[pelvik taban kası]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik kökenli]]></category>
		<category><![CDATA[Pubik Kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[tampon yerleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[vagina]]></category>
		<category><![CDATA[vaginismus]]></category>
		<category><![CDATA[vajen]]></category>
		<category><![CDATA[vajina]]></category>
		<category><![CDATA[vajina içine tampon yerleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus hastası]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismus nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus problemi]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismusun nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=196</guid>
		<description><![CDATA[Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “Pubik Kaslar” olarak adlandırılır. Bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “Pubik Kaslar” olarak adlandırılır. Bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir. Bir diğer tabirle Vajinismus, kadınlarda görülen cinsel bir işlev problemidir. Vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmede acı ve ağrıya neden olması ya da bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. Kasılmalar, cinsel birleşme dışında jinekolojik muayene esnasında ve vajina içine tampon yerleştirme durumlarında da ortaya çıkabilir.</p>
<p><img src="http://www.diliminucunda.com/images/vajinismus1.jpg" alt="null" /></p>
<p><strong>Nedenleri</strong></p>
<p>Bu hastalığın %90′ı psikolojik, %10′u organik kökenlidir. Psikolojik kökenli olanlarının başlıca sebepleri arasında genç kızlara ergenlik çağından itibaren cinselliğin ayıp, kötü ve günah olarak anlatılması, kızlık zarının öneminin abartılması ve ilk birleşmenin acı veren ve kanamaya sebep olan bir deneyim olacağının öğretilmesidir.</p>
<p>Bazı durumlarda kişinin başından geçen tecavüz veya kötü cinsel deneyimler de vajinismus hastalığının sebebi olabilir. Hamile kalma korkusu, doğum korkusu veya kızlık zarının yırtılması gibi korkular da az görülmekle birlikte bu hastalığın psikolojik nedenleri arasında gösterilebilir. Sağlıklı ve aktif cinsel hayata sahip kadınlarda dahi bazı durumlarda geçici de olsa vajinismus görülebilir. Doğum veya jinekolojik ameliyatlar sonrası, büyük üzüntüler ve emzirme <em>(laktasyon)</em> döneminde kadınlarda görülen cinsel istek azalması bu durumlara örnek olarak gösterilebilir.</p>
<p>Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner. Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir. Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır. Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır. Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir. Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.</p>
<p><img src="http://www.diliminucunda.com/images/vajinismus2.jpg" alt="null" /></p>
<p><strong>Vajinismus Türleri</strong></p>
<p>Primer Vajinismus: Cinsel hayatın başlamasindan itibaren görülen ve bir kez bile cinsel ilişkinin gerçekleşememesi türündeki vajinismustur.</p>
<p>Sekonder Vajinismus: Cinsel hayatın başlamasından itibaren sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel travma sonrası <em>(olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, yanlış yapılan ve ağrılı bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi)</em> oluşan vajinismus durumu söz konusudur.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Hastalığın tedavi süreci oldukça basittir. Önemli olan sorunun nedeninin belirlenmesidir. Sorun fiziksel kaynaklı ise jinekolojik olarak tedavi edilebilir. Eğer hastalığın nedeni psikolojik ise çiftin beraberce psikolojik terapiye devam etmesi gerekebilir. Her psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi bunda da hastanın hastalığını tanıyıp kabullenmesi ve tedaviye inanması tedavi sürecini kısaltır ve daha başarılı kılar. Vajinismus kesinlikle tedavi edilebilen bir problemdir. Vajinismus bir hastalık <em>(sendrom)</em> değil, bir belirtidir <em>(semptom)</em>. Başka bir deyişle vajinismus; bilinç altı tarafından oluşturulan ve kişiyi koruyan bir savunma mekanizmasıdır. Vajinismus problemi olan bir kadında, PC kası <em>(pelvik taban kası)</em>, cinsel ilişki esnasında refleksif davranmaktadır ve kadının istemi dışında kasılmaktadir. Bu istenmeyen durumun kaynağı da bazı nedenlerle etkilenen bilinç altıdır. Vajinismus tedavisinde tüm dünyada; davranışsal ve bilişsel terapiler, hipnoz tedavileri gibi bilimsel tedavi teknikleri kullanılır. Buradan da anlaşılacağı gibi, tek seanslık ya da tek günlük tedavi teknikleri, ilişki öncesi alkol alma, vajen girişine lokal anestezikler uygulama, depresyon ilaçları, etkisiz tedavi ya da çözüm girişimleridir. Vajinismus psikoterapötik bir süreç ile kesinlikle kalıcı çözüme ulaşır. Bundan dolayı bilimsel olarak açıklanmamış ve kanıtlanmamış her türlü yaklaşımdan kaçınmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Vajinismus Hakkında Bilinmeyenler</strong></p>
<ul>
<li>Vajinismus bir hastalık değil ailesel yani evli çifte ait bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle cinsel terapide bir tarafın diğerini suçlamaması veya anlayışlı olması öğütlenir.</li>
<li>Kişinin istediği kişiyle evlenememesi vajinismusa neden olmaz. “Başkasıyla evlenseydim yine de olur muydu?” sorusu hep akla gelir. Ama bu sorunun eşlerle bir ilgisi yoktur. Hatta evlenmeden önce uzun yıllar flört eden çiftlerde evlenince bu sorunu yaşayabilir.</li>
<li>Cinsel terapide başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemeleridir.</li>
<li>Genel anestezi altında ilişkiye girilmesi, alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girmesi, sakinleştirici, kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.</li>
<li>Kızlık zarlarının çok kalın olması, bilinenin aksine, vajinismusa yol açmaz.</li>
<li>Bu rahatsızlık ilk cinsel ilişki de ortaya çıkabileceği gibi uzun yıllar normal bir işlevsellikten sonra da ortaya çıkabilir.</li>
<li>Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çitlerde daha sık olarak görülmektedir.</li>
<li>10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye giremedikleri için boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip “aseksüel” olarak yaşayan çiftlerin sayısı az değildir.</li>
<li>Bir partnerle yaşanan sorun başka bir partnerle ortaya çıkmayabilir.</li>
<li>Eğitim, kültür ve sosyal seviye ile ilgili değildir. Sadece cahil insanlarda olmaz, üniversite mezunu çiftlerde görülebilir.</li>
<li>Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır.</li>
<li>Vajinismus problemi yaşayan kadınların yüzde 80’i ve eşlerinin yüzde 90’ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını ifade etmektedirler.</li>
<li>Vajinismuslu kadınların yüzde 57’si kocalarını bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15’i öfkeli ve saldırgan, yüzde 28’i tepkisiz olarak değerlendirmektedir. *Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm olabilirler.</li>
<li>Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar. Öncelikle çözümü büyü yapılmasıyla bağlandıklarını düşünerek tıp dışı alanlarda ararlar, sonuç başarısızdır.</li>
<li>Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil, muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.</li>
<li>Hemen bütün yaş grubundaki kadınları etkileyebilir.</li>
<li>Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde bu duruma rastlanıldığıdır.</li>
<li>Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın sağlanamaması söz konusu değildir.</li>
<li>Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen “neden hala çocuk yapmıyorsunuz?” şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan sıkıldıkları için bir cinsel terapiste baş vururlar.</li>
<li>Bazen vajinismus bir koruma davranışı olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda, cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/vajinismus-vajinismus-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus ve EFT</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-eft/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-eft/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 16:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismus ve eft]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[EFT (Emotional Freedom Technique): Duygusal Özgürleşme,Arınma,Boşalım Tekniği olan, bilincimizi geçmişte yaşadığımız bir olayın bıraktığı duygusal kayıtlardan ve izlerden,arındırabileceğimiz, zihnimizi vücudumuz vasıtasıyla iyileştirebileceğimiz bir terapi yöntemidir. Vajinismus sorununun çözümünde de faydalı olmaktadır. Çok eski iyileştirme yöntemleri olan Akupunktur, Akupresür ve Reiki ile yakın tarihte geliştirilmiş bir teknik olan NLP’nin bir bakıma birleşimidir. Duygusal Boşalım-Arınma Tekniği EFT, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EFT (Emotional Freedom Technique): Duygusal Özgürleşme,Arınma,Boşalım Tekniği olan, bilincimizi geçmişte yaşadığımız bir olayın bıraktığı duygusal kayıtlardan ve izlerden,arındırabileceğimiz, zihnimizi vücudumuz vasıtasıyla iyileştirebileceğimiz bir terapi yöntemidir. Vajinismus sorununun çözümünde de faydalı olmaktadır.</p>
<p>Çok eski iyileştirme yöntemleri olan Akupunktur, Akupresür ve Reiki ile yakın tarihte geliştirilmiş bir teknik olan NLP’nin bir bakıma birleşimidir. Duygusal Boşalım-Arınma Tekniği EFT, bu yöntemlerde de kullanılan temel argumanları esas alır. Uygulaması oldukça basittir ve arınma, diğer terapi yöntemlerine göre çok daha hızlı bir şekilde oluşur. Bu basitliği sayesinde dünyada çok çabuk yayılmıştır.</p>
<p>Neden eft uygulamak lazım? Klasik tıp, semptomu düzeltmek üzerine kuruludur. Eft ve hipnoz gibi teknikler semptomla uğraşmak yerine nedeni arar ve onu düzeltir.Örneğin;Bir kalça ağrısının nedeninin yıllar önce bir trafik kazasını önlemek için hala umutsuzca frene basmaya çalışan bir bacak kasılmasına bağlı olduğunu ancak EFT (hipnoz ile ) ortaya çıkarabilirsiniz…</p>
<p>‘Şeftali’ kelimesini duyan biri kusma refleksi geçiriyor.Tıp onun kusmasını oradan kaldıracak ilaçlar veriyor ama sorun geçmiyor.Eft yada hipnoz ile bu kişinin 5 yaşında tüylü şeftaliden iğrendiğini,huylandığını ortaya çıkarabilirisiniz.Ve ilk huylanma anında hissettiği olumsuz duyguyu boşaltınca sorun kendiliğinden ortadan kalkar.   Chakralar ve meridyenler, vücudumuzda bütün organlara ve dokulara ulaşan belli enerji merkezleridir. Bu enerji merkezlerinde çeşitli nedenlerden dolayı tıkanmalar oluşur.Bu yıkanmalar da hastalanmamıza neden olur. Bu blokajlar, fiziksel hastalıklara yol açmasının yanı sıra, duygularımızı da etkiler.Çünkü duygu bir enerjidir. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her olay, yaşadığımız her duygusal tecrübe, vücuttaki enerji sistemimizin etkilenmesine neden olur. Meridyen ve chakra sistemimiz ile psikolojimiz birbirine karmaşık bir bağla bağlıdır.</p>
<p>İşte EFT, bu enerji sistemindeki blokajları açıp, bu tıkanmaların yol açtığı, acı, kızgınlık, endişe, stres, öfke, korku, özlem gibi olumsuz duyguları boşaltır.Şimdi bacadan çıkan dumanın çıktığını hayal edin.Esen rüzgar çıkan dumanı alır götürür.İşte eft bu mantıkla çalışır.Siz geçmişte yaşadığınız travmayı,olumsuz olay gözünüzde canlandırırsınız.Bilinçaltına kodlanmış olan olumsuz duygu çözülüverir.Vuruş noktalarındaki olumu enerji harekete geçip duman gibi bu olumsuz duyguları alıp götürür.  Artık o olayı, tanımadığımız bir fotoğrafa bakar gibi hatırlar ve hiçbir şey hissetmeyiz.</p>
<p>EFT vajinismus tedavisinde kullanılan enerji tekniklerinden biridir.Hipnozla çok yakın bir ilişkisi vardır.Çok faydalıdır.Korku duygusunun boşaltılmasında çok işe yarar.Ama tek başına uygulandığında yeterli olamamaktadır.Kombine uygulanması daha çok fayda sağlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-eft/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus ve Psikanalitik Yaklaşım</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-psikanalitik-yaklasim/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-psikanalitik-yaklasim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 16:08:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismus nedir]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismus tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismus ve psikanaltik yaklaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=231</guid>
		<description><![CDATA[Psikanaliz Sigmund Freud&#8217;un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir. Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, vajinismus hastalarının zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Analistin amacı vajinismus hastasının transferansın sorgulanmamış ya da bilinçdışı engellerinden, yani artık işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan eski ilişki kalıplarından, serbest kalmasına yardım etmektir. Psikodinamik ve psikanalitik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table class="contentpaneopen" border="0">
<tbody>
<tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top"><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:1; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:28.4pt 70.85pt 42.55pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --></p>
<p class="MsoNormal">Psikanaliz Sigmund Freud&#8217;un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir. Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, vajinismus hastalarının zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Analistin amacı vajinismus hastasının transferansın sorgulanmamış ya da bilinçdışı<span> </span>engellerinden, yani artık işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan eski ilişki kalıplarından, serbest kalmasına yardım etmektir.</p>
<p><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:1; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --></p>
<p class="MsoNormal">Psikodinamik ve psikanalitik yönelimli psikoterapi ile birlikte cinsel terapinin uygulanması, cinsel işlev bozukluklarına eşlik eden psikopatolojisi olan vajinismus hastalarının tedavisinde kullanılabilecek en etkin yöntemlerden biridir. Bu tedavi yöntemi, azalmış cinsel istek,işlev bozukluğu olan hastalar için uygundur. İç görü-yönelimli terapi, sıklıkla vajinismus sorununun kökünde yatan intrapsişik çatışmalar ya da bireyler arası ilişkilerdeki sorunlarla başa çıkmada danışana yardımcı olur.</p>
<p class="MsoNormal">Psikodinamik yaklaşım bir ruhsal sorun karşısında öncelikle bu sorunun anlamını kavramayı hedefler. Dolayısıyla da vajinismusu anlamak için sormamız gereken soru, cinsel birleşme girişimlerine vajinal kasların neden spazmla yanıt verdikleridir.</p>
<p class="MsoNormal">Fenichel, vajinismusu katıksız bir ketlenme olmaktan çok, pozitif bir konversiyon olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle bilinçdışı bir arzuyu belirttiğini söyler. Fenichel&#8217;e göre bu arzu penisten vazgeçmeme veya onu koruma arzusudur. Başka bir deyişle vajinismus, kadınsı kastrasyon karmaşasının öç alma tipinin bir anlatımı olabilir veya anal bir penis özlemini belirtebilir. Abraham ise bilinçdışı arzunun erkeğin cinsel arzusunu engellemek veya kendi kastrasyonunu veya penisinin olmamasını inkar etmek ve erkeği kastre etmek olduğunu belirtmiştir.</p>
<p class="MsoNormal">Ancak başka dinamik nedenler de söz konusu olabilir. Klinik deneyimler vajinismusun daha çok vücudun içine ve dolayısıyla benliğin sınırlarına girilmesine karşı bir savunma olarak ortaya çıktığını düşündürmektedir. Bilinçdışı savunma saldırgan ve tehditkar olarak algılanan erkeğin vücuduyla birleşmeyi reddetmektir. Erkeğin saldırgan olarak algılanışına ek olarak cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak algılanması da birleşmeye karşı bir direnç gelişmesine zemin hazırlamaktadır.</p>
<p class="MsoNormal">Vajinismuslu kadınlar çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin iyi kızları olarak uyum göstermiş kişilerdir. Kurallara uyan, kızgınlıklarını dışarı vurmayan sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan kadınlardır. Bu kadınlar agresif, otoriter ve baskıcı olan babalarının tersi özellikleri olan eş/sevgili seçme eğilimindedirler.</p>
<p class="MsoNormal">Vajinismuslu kadınlar ilişkiyi şiddet veya invazyon olarak gördüklerinden, semptomun anlamı da şiddete karşı önlem almak demektir. Birçok araştırmada gösterildiği gibi vajinismusluların çoğu ya gerçekten fiziksel şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş kimselerdir.</p>
<p class="MsoNormal">Malleson, vajinismuslu kadınların erken cinsel travma veya bedensel travmaları olduğunu iddia etmiştir. Sullivan vajinismuslu kadınların çoğunun tehditkar ve agresif babayla büyüdüğünü ileri sürmüştür. Silverstein&#8217;in incelediği 22 kişilik vajinismuslunun, neredeyse tümünün ahlaki ve cinsel olarak baskı uygulayan babalarının olduğu görülmüştür. Silverstein&#8217;e göre bu babalar aynı zamanda kızlarına karşı sedüktiftiler.</p>
<p class="MsoNormal">Vajinismus bir semptomdur. Bu semptom, kapanma, kendini koruma, uzak durma, barikat kurma ve sınır koymak ile ilgili savunma ihtiyaçlarının bir ifadesidir. Vajinismus, korkulan acıya, beklenen şiddete ve sınırlarına girilmesine karşı kadını korur. Semptom bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruma, devam ettirme isteğini gösterir. Çoğu vakada şiddet algısı, geçmişte yaşanmış gerçek bir şiddet öyküsünün ve bir saldırganın (babanın) temsilcisi olan partnere yönelik pasif öfkeye bağlıdır. Partnerler de kendi geçmişleriyle ilgili sebepler nedeniyle yansıtmalı özdeşimin içine girer ve kendi cinselliklerini agresif bulurlar.</p>
<p class="MsoNormal">Bu kadınların babalarının zıt karakterindeki partnerler seçmeleri babalarıyla olan içselleştirilmiş obje ilişkilerine dayanır. Tehditkar olarak algılanan kocaya yansıtılan agresyonun nedeni de gene introjekte edilmiş baba imgesidir. Vajinismuslu kocaları pasif, bağımlı, aşırı korumacı, dikkatli ve kendi agresyon ve agresif cinselliklerinden korkan kişilerdir. Bunlar &#8220;iyi çocuklardır. Bazılarında Madona/fahişe sendromu vardır:(seks fahişeler içindir, bir eş ise saf, tatlı ve masumdur). Bunlar babalarından farklı olarak güvenli, nazik, saygılı oldukları için seçilmiştir. Kendi cinselliği konusunda daha güvenli ve daha agresif erkekleri seçen kadınların nadiren vajinismus terapisine ihtiyaçları olur.</p>
<p class="MsoNormal">Bu kadınlar babalarının (veya abilerinin) beklenmedik biçimde odalarına girmesinden korkarlar. Kilide izin verilmediği için &#8220;kapıya&#8221; &#8220;barikat&#8221; kurarlar. Babalarını canları istediği zaman zorla içeriye girmeye hakları olduğunu düşünen biri olarak algılarlar. Korku ve tehdit altındaki kadın bu semptomla, erkeği uzakta tutmayı, bedeninin kontrolünü elinde bulundurmayı ve kendiliğinin bütünlüğünü devam ettirmeyi sağlamış olur. Dolayısıyla semptom barikatın sembolik bir ifadesidir.</p>
<p class="MsoNormal">Sonuçta eğilimi artıran bir çok faktör bir araya gelerek vajinismus semptomunu ortaya çıkarır ve devam ettirir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p class="MsoNormal">1- Erken yaştan itibaren erkeklerin (babanın) güvenilmez ve tehditkar kimseler olarak algılanması,</p>
<p class="MsoNormal">2- Kadınların (annenin) zayıf ve çaresiz, erkeklerin baskın olarak algılanması,</p>
<p class="MsoNormal">3- Cinsel ilişkinin kötü ve acı veren bir şey olduğu, fakat erkeklerin bunu istediği ve kadının da buna katlanması gerektiği şeklindeki inancın erken yaştan itibaren yerleşmesi,</p>
<p class="MsoNormal">4- Vücudun içine giren şeylerin acı verici ve bunların şiddet olarak algılanması,</p>
<p class="MsoNormal">Bu kadınların öfkelerini ifade edemedikleri; uyumlu ve kabul gereksinimi içinde oldukları, çeşitli korkularının bulunduğu, şiddet içerikli rüyalar gördükleri ve bunlara karşın çoğunun orgazmik olduğu görülmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">Babalarının baskın ve tehditkar, annelerinin seksten hoşlanmayan, seksi görev gibi yapan kadınlar olduğu, anne-baba ilişkisinin de fiili şiddet, sık çatışma ile karekterize olduğu görülmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">Vajinismuslu kadınların sıklıkla çeşitli fobileri olur veya olmuştur. Bu kadınlar annelerini, kendisini ve çocuklarını koruyamayacak kadar etkisiz, çaresiz ve bağımlı olarak değerlendirirler. Anneleri genellikle babalarının baskınlığına karşı mücadele vermiş fakat başarılı olamamıştır. İlişkide bulunmak bu tarzda algılanan zavallı anneyle özdeşleşmeyi ifade eder.Baba kız ilişkisinde ise aşırı koruyucu, sedüktif, sınırları belirsiz bir ilişki olduğu dikkati çekmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">5- Korku ve öfkenin bastırılması ve süprese edilmesi; bunların ifade edilmesinin tolere edilemez olduğunun düşünülmesi. Duygusal ve fiziksel olarak açık olmanın tehdit edici ve güvenilmez olduğunun düşünülmesi.</p>
<p class="MsoNormal">6- İlk denemelerde acı yaşanması.</p>
<p class="MsoNormal">&#8220;Doç. Dr. Doğan Şahin &#8220;Sık Görülen İki Cinsel İşlev Bozukluğu: Vajinismus ve Erken Boşalmada Değerlendirme, Tanı ve Tedavileri adlı kitaptan alınmıştır.?</p>
</td>
</tr>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2009/03/03/vajinismus-ve-psikanalitik-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismusun Nedenleri</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2009/01/13/vajinismusun-nedenleri-2/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2009/01/13/vajinismusun-nedenleri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2009 16:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mc</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[vaginismus]]></category>
		<category><![CDATA[vajinismusun nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır. Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a title="vajinismus" href="http:/www.drkamilecan.com/">Vajinismus</a></strong>un nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.</p>
<p>Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.</p>
<p><strong><a title="vajinismus" href="http:/www.drkamilecan.com/">Vajinismus</a></strong>u olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler.</p>
<p>Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır.</p>
<p>Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir.</p>
<p>Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir.</p>
<p><strong><a title="vajinismus" href="http:/www.drkamilecan.com/">Vajinismus</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2009/01/13/vajinismusun-nedenleri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus çözümü için uygulanacak yöntemler</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2009/01/12/vajinismus-cozumu-icin-uygulanacak-yontemler/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2009/01/12/vajinismus-cozumu-icin-uygulanacak-yontemler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 09:33:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi için gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[uygulanack]]></category>
		<category><![CDATA[yönetm]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir. Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir. Vajinismus uygulamaları nasıl uygulanmaktadır Vajinismus ile ilgili protokolleri uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<div style="color: #000000; text-align: justify;"><span style="color: #333333;"><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;">Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe</span></span></span> <span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;">birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir.</span> <span style="font-size: 10pt;">Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve</span> tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.</span></span></span></div>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #666699;"><span style="font-size: 10pt; color: #800080;"><span style="font-weight: bold; font-size: 10pt;">Vajinismus uygulamaları nasıl uygulanmaktadır</span> </span></span></p>
<p></span></div>
<div>
<table style="margin-left: 0px; width: 100%; color: #000000; margin-right: 0px; border-collapse: collapse; text-align: left;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div><span style="font-size: 10pt;"></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="color: #333333;"><span style="font-size: 9pt; color: black; font-family: Arial;">Vajinismus ile ilgili  protokolleri </span><span style="font-size: 10pt; color: #004040; font-family: Arial;">uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim olması için koşuldur. Vajinismus</span><span style="font-size: 10pt; color: black; font-family: Arial;"> çözümlenmesinde başarı sağlanamaması eşlerin güveninin kırılmasına ve isteklerinin ortadan kalkmasına neden </span><span style="font-size: 9pt; color: black; font-family: Arial;">olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.</span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><br />
Vajinismus sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir.</span></p>
<p></span><span style="color: #333333;"> <span style="font-size: 10pt;">Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir.Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle</span> </span><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #333333;">kronik yani uzun süredir varolan ve iyileşme imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.</span> </span></div>
</td>
<td>
<p align="left">
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;"><br />
<span style="font-size: 10pt; color: #000000;">Bu nedenle uygulamada başarı sağlanamaması hastanın güveninin kırılmasına ve iyileşme isteğinin ortadan kalkmasına neden </span><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #000000;">olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.Vajinismus  protokolleri </span>uyguluyacak ekibin cinsel işlev bozuklukları konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim sahibi olması gerekir. </span></span></div>
</div>
<div><span style="font-size: 10pt;"><br />
<span style="color: #333333;"><span style="color: #000000;">Hastanın detaylı olarak psikolojik özgeçmisi değerlendirilerek sorunun çözümü aşamasında neler yapılacağına dair bilgi </span><span style="color: #000000;">verilmesi gerekir. Tamamen hasta ile açık ve samimi bir uyum ortamının oluşturulması olumlu bir gelişme olacaktır. İyileşme </span><span style="color: #000000;">aşamalarında hasta ile irtibat koparılmamalı hastanın size herzaman çekinmeden ulaşmasını ve hatta seanslar arasında sorunu </span>olmasa bile sizle bağlantı sağlamasını sağlamanız hastanın güvenini ve terapiye uyumunu arttıracaktır.</span> </span></div>
<div><span style="font-size: 10pt;"><br />
<span style="color: #333333;"><span style="color: #000000;">Egzersiz ve diğer aşamalarda biz doğal olmayan herkangi bir aracı kişisel tecrübelerimize dayanarak önermiyoruz uygulanan </span><span style="color: #000000;">bu tür yöntemler veya, benzeri materyaller hastada olumsuz çağrışımlara neden olarak tedavi aşamalarını reddine neden </span>olabilmektedir. Hastaya uygun planlanan cinsel terapi metodları ile iyileşme sağlanması abartılı bir durum olmamaktadır. </span></span></div>
<div>
<p><span class="Gributon" style="font-weight: bold; font-size: 12pt; color: #800080;">Planlanan terapiye eşlerin tam katılımı ve karşılıklı anlayış</span></p>
<p>içerisinde olmaları iyileşme sürecini kısaltacaktır.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2009/01/12/vajinismus-cozumu-icin-uygulanacak-yontemler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsellik ve Klitoris</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2009/01/11/cinsellik-ve-klitoris/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2009/01/11/cinsellik-ve-klitoris/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 09:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kilitoris]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vajnismus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=178</guid>
		<description><![CDATA[Klitoris kadin cinselliginde orgazm olusumunda merkezi öneme sahip bir yapidir. Klitoris kelimesinin kökenini yunanca da &#8220;küçük tepe&#8221; anlamina gelen kleitoris kelimesi olusturur. Kadin dis genital bölgesinin genel yapisi Çogu kadin ve çogu erkek, kadinlarin dis genital bölgelerinin yalnizca vajinadan ibaret oldugunu sanirlar. Gerçekte kadin dis genital bölgesinde iki ayri anatomik yapi daha vardir: vulva ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="style9"><span class="style15">Klitoris kadin cinselliginde orgazm olusumunda merkezi öneme sahip bir yapidir. Klitoris kelimesinin kökenini yunanca da &#8220;küçük tepe&#8221; anlamina gelen kleitoris kelimesi olusturur.</p>
<p>Kadin dis genital bölgesinin genel yapisi</p>
<p>Çogu kadin ve çogu erkek, kadinlarin dis genital bölgelerinin yalnizca vajinadan ibaret oldugunu sanirlar. Gerçekte kadin dis genital bölgesinde iki ayri anatomik yapi daha vardir: vulva ve klitoris </span><span class="style1 style9"></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Vulvanin yapisi</span></p>
<p></span><span class="style15">Kadinin disaridan bakildiginda görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adi verilir. Vulva, kadin dis genital bölgelerine karsidan bakildiginda üstte mons pubis, (&#8220;Venüs tepesi&#8221;; Venüs=ask tanrisi), altta anüs ve yanlarda dis dudaklar tarafindan sinirlanan bölgedir.<br />
Mons pubis, legen kemiklerinin önde birlestigi bölgenin üzerinde bulunan yag dokusu, cilt ve genital killardan olusan kisimdir.<br />
Dis dudaklar sagli sollu olarak mons pubisten anüse dogru uzanirlar. Idrar deligi ve vajina girisinin etrafini sararlar ve bu yapilar da killarla kaplidirlar.<br />
Iç dudaklar ise sagli sollu dis dudaklarin iç kisimlarinda yer alan, klitorisin üst kismindan vajina girisinin altina uzanan kivrimli yapilardir.<br />
Bazi kadinlarda dis dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapida olup &#8220;disari tasabilirler&#8221;. </span><span class="style1 style9"></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Klitorisin yapisi</span></p>
<p></span><span class="style15">Klitoris hemen mons pubis altinda yer alan bir yapidir. Bu yapi üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir ve hemen alt kisminda idrar deligi, idrar deliginin altinda ise vajina girisi bulunur. </span><span class="style1 style9"><br />
<img src="http://www.e-vajinismus.com/images/klitoris.jpg" alt="klitoris-Cinsellik ve Klitoris" /></span><span class="style1"><br />
</span><span class="style15">Klitoris distan görünen bir bas (glans), ve vulvanin içine tümüyle gömülü sekilde yanlara dogru uzanan iki kolu olan gövde kismindan olusur.<br />
Iç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiginde klitorisin distan görünen kismi daha bariz hale gelir. Gövde kismi disaridan görülmediginden çogu kisi klitorisi yalnizca dügme seklinde basit bir yapi sanir. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollariyla adeta bir &#8220;ters V&#8221; seklinde bir yapidir.<br />
Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarilma esnasinda içleri kanla dolarak sertlesen süngerimsi yapilar vardir.<br />
—Klitoris embriyolojik olarak penisle ayni kökene sahiptir ve bu anlamda penisin kadindaki tam karsiligi olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste oldugu gibi ejakulasyon (&#8220;bosalma&#8221;) ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.<br />
—Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapidir. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklasik 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yogunlugu peniste bulunanin yaklasik iki katidir ve vücudun baska hiçbir bölgesinde bu kadar yogun sinir lifi yoktur.<br />
—Klitoris büyüklügü kadindan kadina çok önemli degisiklikler gösterebilir. Bas ve gövde toplam uzunlugu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin bas kisminin büyüklügü de oldukça degiskendir ve 3-8 milimetre arasinda olabilir. Klitoris büyüklügü ile orgazmin nitelikleri arasinda herhangi bir iliski saptanabilmis degildir.<br />
—Klitorisin büyüklügü kan testosteron (&#8220;erkeklik hormonu&#8221;) seviyeleriyle iliskilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklügü arasinda bir ilgi olmamasi nedeniyle menopoz sonrasi kan östrojen seviyeleri düstügünde genital bölgenin diger kisimlarinda atrofi (gerileme) olurken bu yapinin büyüklügü degismez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal degisikliklere bagli olarak kalici bir büyüme gösterebilir.<br />
—Klitoris uyarildiginda hem bas hem de gövde içi kan dolarak sertlesen bir yapidir. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertlesmenin) tam karsiligidir. Tam uyarilmis bir klitorisin bas kismi iki kati kadar büyüyebilir. Büyüyen bas kismi disaridan daha bariz görülebilir hale gelir.<br />
—Klitorisin bilinen en önemli islevi kadinin orgazm olmasini saglamaktir. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma isleviyle, adet kanamasiyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanitlanmamis diger bir islevi de cinsel iliskide sertlestiginde idrar deligini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girisini engellemektir. Muhtemelen kollarin siserek sertlesmesi de vajina kanalinin nispeten gerilmesini saglayarak penisin girmesini kolaylastirir.<br />
</span><span class="style1 style9"><br />
<span style="text-decoration: underline;">Cinsel iliskide klitorisin islevleri ve orgazmdaki rolü</span> </span><span class="style1"><br />
</span><span class="style15">Sigmund Freud &#8220;vajinal yoldan&#8221; yani cinsel iliskiyle orgazm olamayan kadinlarin infantil (&#8220;çocuksu&#8221;) olduklarini ima etmistir. Yani Freud a göre yetiskin kadin &#8220;vajinal orgazm&#8221; olamiyorsa, bunun nedeni o kadinin çocuklugun belli bir gelisim döneminde &#8220;takilmis&#8221; olmasidir. Bu teori günümüzde ve özellikle de Masters ve Johnson un 60 li yillarda cinsellik alanindaki kapsamli çalismalarinda ortaya çikan bilgilerle geçerliligini yitirmistir . Kadinda orgazm çok uzun zamandan beri klasik olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm olarak ikiye ayrilmaktadir. Bu tanimlamada klitoral orgazmdan kasit klitoris uyarisiyla olusan orgazm (örnek: mastürbasyon), vajinal orgazm ise direkt vajina uyarisiyla (örnek: cinsel iliski) olusan orgazmdir. Gerçekte, cinsel iliskide olusan &#8220;vajinal orgazm&#8221; kadinlarin büyük çogunlugunda yine klitorisin uyarilmasiyla olusur. Cinsel iliskide kadinda orgazm, penisin direkt klitorise ritmik olarak temas etmesi, erkegin pubis kemiginin klitorise ritmik olarak temas etmesi ve yine penisin hareketleriyle ritmik olarak hareket eden iç dudaklarin klitorisi uyarmasiyla olusur. Hiç bir klitoris uyarisi olmadan &#8220;saf vajinal orgazm&#8221; olusmasi mümkün olmakla beraber olagan degildir. Klitorisin kadinda penisin tam karsiligi oldugu ve erkekte orgazm olma mekanizmasinin penis basinin direkt veya dolayli yoldan uyarisi oldugu gerçegini göz önünde bulundurursak yukaridaki bilgi daha anlasilir hale gelir. Erkekte penis basi uyarisi olmadan orgazm ne kadar mümkünse, kadinda da klitoris uyarisi olmadan yalnizca vajina uyarisiyla orgazm olusmasi da ancak o kadar mümkündür. &#8220;Vajinal orgazmin&#8221; çogu kadin için yalizca belli iliski pozisyonlarinda gerçeklesmesi ve bazi pozisyonlarda kadinin &#8220;uyarilmadigini&#8221; ifade etmesi o pozisyonda klitorisin mekanik olarak daha az uyarilmasiyla ilgilidir. Klitoris ile penis esdeger olmalarina karsin aralarinda önemli bir fark daha bulunur: Penis serbest bir yapi olmasina karsin klitoris etraf dokulara siki sikiya tutunan hareketsiz bir yapidir. Bu bir dezavantaj gibi görünmesine karsin, iliskide penisin ritmik hareketlerine bagli olarak iç dudaklarin pasif olarak hareket etmesi, etraf dokuya sikica tutunmus olan klitorisin bu hareketlerle daha yogun olarak uyarilmasina önemli katkilarda bulunur.</span><span class="style1 style9"><br />
<span style="text-decoration: underline;">Kadin sünneti </span><br />
</span><span class="style15">Klitoris binlerce yildir insanoglunun ilgisini çekmis ve bazi din, töre ve geleneklerin ve çesitli inanislarin hedefi olmustur ve halen hedef olmaya devam etmektedir. Buna bagli olarak bazi ilkel ve gelismis toplumlarda halen klitoris &#8220;kadin sünneti&#8221; adi altinda çesitli cerrahi müdahalelere tabi tutulmaktadir. Bu müdahaleler kadinin cinsel yasamini derinden etkilemektedir.<br />
Bu cerrahi müdahalelerden en vahsi olani klitorisin tümüyle çikarilmasi ve dis dudaklarin birbirine dikilmesinden ibaret olanidir. Firavun veya Peygamber Sünneti adi verilen bu müdahale sonunda kadin genital bölgesinde yalnizca adet kanamasi ve idrar çikisi için ufak bir delik kalir.<br />
Yukarida bahsedilen &#8220;kadin sünnetinin&#8221; daha hafif sekilleri de mevcuttur ve bazi toplumlarda halen yaygin olarak uygulanmaktadir. Bu müdahalelerde de klitorisin ya bas kismi tümüyle veya kismen kesilip atilmakta, veya bas kisminin çevresini saran &#8220;sünnet derisi&#8221; (bu yapi kadinlarda iç dudaklara karsilik gelir) kesilir. </span><span class="style1 style9"></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Klitorise uygulanan cerrahi girisimler</span><br />
</span><span class="style15">Klitoris cerrahisi hormonal nedenlere bagli olarak büyümüs olan klitorisin (erkeklik hormonunun asiri salgilanmasiyla seyreden bazi dogumsal hastaliklarda klitoris adeta bir eriskin penisi büyüklügüne ulasabilir!) kismen kesilerek ufaltilmasi seklinde uygulanan bir müdahaledir.<br />
Orgazm olamama sikayeti nedeniyle basvuran kadinlarda bazi doktorlar klitorisi disaridan saran derinin kisaltilmasi yani &#8220;klitorisin soyulmasi&#8221; seklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel iliski esnasinda penisle direkt temasinin saglanmaya çalisilmasidir. Orgazm olusumunda klitoris üzerindeki derinin iliski esnasinda klitorisi direkt uyarmasinin önemi göz önüne alindiginda bu operasyonun yalnizca çok dikkatli bir degerlendirme sonrasinda yapilmasi gerektigi anlasilabilir. </span><span class="style1 style9"><br />
<span style="text-decoration: underline;">Klitoris takilari</span><br />
</span><span class="style15">Günümüzün modasi olan ve buruna, göbek deligine ve diger bölgelere süs amaciyla takilan takilarin klitorise takilmasina gelismis ülkelerde rastlanabilmektedir.<br />
</span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2009/01/11/cinsellik-ve-klitoris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

