Archive for the ‘Vajinismus’ Category

Gebelik kontrolleri

Pazartesi, Mart 9th, 2009

Yaklaşık 40 hafta sürecek gebelik maratonunun ilk 28 haftasında ayda bir, 36. haftaya kadar 2 haftada bir ve 36-40. haftalarda haftada bir kontrol gereklidir. Bu normal gebelikler için geçerli takip programı risk varlığında doktorunuzun uygun göreceği şekilde daha sık olabilir.

En sağlıklısı daha önce de belirtildiği gibi gebelik planlandığı veya düşünüldüğünde gebelik öncesi değerlendirme için doktora başvurmaktır.

Gebe olduğunuz öğrenir öğrenmez ve/veya şüphelendiğinizde (Bakınız Gebelikten Şüphelenirsem ne yapmalıyım?) doktorunuza başvurun çünkü, erken dönemde yapılan tetkik, muayene ve ultrason incelemesi gebeliğin sağlıklı şekilde devamında belirleyici olmaktadır.

İlk muayenede gebeliğinizin yaşı, anne ve fetusun sağlık durumları belirlenecek ve gebelik bakımı için sizinle beraber bir plan yapılacaktır. Yine ilk muayenede doktorunuz, tüm gebelik takibi boyunca yol gösterici olmak üzere bir takım kan ve idrar tahlilleri istenecektir. Daha sonraki takiplerde her ay bir kez idrar tetkiki istenecektir (gebelerde asemptomatik yani belirtisiz idrar yolu enfeksiyonu sıktır). İlk muayenede ultrason ile gebeliğin değerlendirilmesinde vajinal yol tercih edilir. Vajinal ultrason henüz pelvis dışına çıkmamış gebelik ve fetus hakkında karından yapılan abdominal ultrasona göre çok daha net görüntü alınmasını sağlar. Bu ilk ultrasonda gebelik kesesinin düzenli olup olmadığı, kese arkasında kanama olup olmadığı ve fetusun kalp hareketlerinin olup olmadığı incelenir. Fetal kalp hareketleri transvajinal ultrason ile 5,5 hafta civarında görülebilir. Gebeliğin 13. haftasına kadar ultrason incelemelerinde vajinal yol tercih edilirken bu haftadan sonra gebelik pelvis dışına çıktığından abdominal (karından yapılan) ultrason daha uygundur. Bu haftadan sonra vajinal ultrason sadece erken doğum tehdidinde rahim boynu (serviks) uzunluk ve açıklığını değerlendirmede kullanılır.

Gebelik boyunca her muayenenizde bebeğinizin kalp sesleri, bebek hareketleri ve gelişimi muayene ve ultrasonla takip edilecektir. Anne adayı da kilo alımı, ödem ve kan basıncı açısından değerlendirilecektir.

Gebeliğin 11-13. haftalarında ultrasonla yapılan özel bir muayene (ense kalınlığının ölçümü) ile bebekte zeka geriliğinin sebebi olan Down sendromu taranacaktır. Bu haftada ikili test (I. Trimester tarama testi) denen bir yöntem de anne kanında bakılan bazı maddelerle Down sendromu için risk varsa bunu ortaya koyabilmekte ve ense kalınlığı ölçümünün tanı değerini artırmaktadır.

15-18. haftalarda yapılan “üçlü tarama testi” ile Down sendromu taraması yanında nöral tüp defekti (bel kemiğinde açıklık) taraması da yapılacaktır. Bu haftada ultrason ile detaylı ilk anomali taraması yapılacaktır. Üçlü tarama testin sonucunda risk belirlenirse veya ileri anne yaşı açısından risk varsa amniyosentez ile genetik inceleme bu haftalarda yapılır. Bu testlerin ne olduğu ve ne anlama geldiği için Down Sendromu Tarama Testleri’ ne bakınız

20-24. haftalarda ultrason ile detaylı anomali taraması yinelenecektir.

Bunun dışında, 24-28. haftalarda gizli şeker tarama testi yapılacaktır. 50 gr glikoz ile yapılan bu testte glikoz içildikten 1 saat sonra kan şekeri ölçülür. Bu test üçlü test gibi bir tarama testidir. Eğer bunun sonucu anormal çıkarsa (140 mg/dl’nin üstü) tanı testi için 3 saatlik 100 gr glikoz testi yapılır. Bu testte açlık, 1., 2. ve 3. saat kan şekerleri sonuçlarına göre değerlendirme yapılır. Tam kan sayımı da bu haftada gerek görülürse tekrarlanabilir. Ayrıca, gebelik başında yapılan Toksoplazma ve Rubella testlerinde antikorlar negatif ise yani bağışıklık yoksa bu haftalarda bu testler de tekrarlanabilir. Kan uyuşmazlığı olanlarda 28. haftada İndirekt Coombs testi uygulanır. Negatif (yani etkilenmemiş) ise sonraki etkilenme riskini önlemek için koruyucu amaçlı Anti Rh İmmunglobulini (kan uyuşmazlığı koruyucu aşısı) yapılır.

32-36 hafta arasında artık 2 haftada bir, 36 haftanın üstünde haftada bir kontrollere geleceksiniz. Normal doğumun beklendiği olgularda 40 haftanın üstündeki gebeliklerde bu sıklık haftada 2 gün olabilir. Bu haftalardan sonra fetal iyilik testleri (gerekirse daha önce) yapılmaya başlanacaktır. Fetal iyilik testleri NST (Non-Stres Test), Doppler ultrasonu ve Biyofizik Profil’dir. Bu testlerin ne olduğu ve ne anlama geldiği için Fetal İyilik Testlerine bakınız.

Çalışan anneler 32. haftada isterlerse doğum öncesi iznine ayrılabilirler. İsterlerse bunun bir kısmını doğum sonrasına erteleyebilirler. (Ayrıntılı bilgi için bakınız doğum öncesi izni)

38 haftada (doğum belirtileri daha önce başlamamışsa) vajinal muayene ile bebeğin doğum kanalına girip girmediği, rahim ağzında açıklık olup olmadığı, normal doğum için bir engel olup olmadığı değerlendirilir. Doğum işaretleri ve acil durumlar hakkında anne adayı bilgilendirilir.

Unutmayın, her kadının gebeliği kendine özgüdür. Muayeneler arasındaki dönemlerde aklınıza takılan soruları, kaygıları unutmamak için bir yere not ediniz ve ilk muayenenizde doktorunuzla tartışınız.

İSTENİLEN CiNSİYETTE BEBEK SAHİBİ OLUNABİLİR Mİ?

Pazartesi, Mart 9th, 2009

Ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada insanların bu konudaki istekleri doğrultusunda yapılmış pek çok çalışmalara rağmen elimizde halen kesin sonuçlar bulunmamaktadır. Bu tür uygulamalardan en popüler olanı “Ericsson metodu” olarak bilinir ki başarı oranı %75 civarında olduğu iddia edilmektedir. ABD de yaklaşık 50 merkezde uygulanan bu methodtaki prensibe göre; kadın yumurtası her zaman için X kromozomuna sahip olduğu halde erkek spermleri X veya Y kromozomu taşıyabilirler. Yumurta eğer X kromozomlu bir spermle döllenirse cinsiyet dişi (XX), Y kromozomlu bir spermle döllenirse erkek (XY) olacaktır. Bu nedenledir ki cinsiyet belirlenmesinde kadın yumurtasının fonksiyonu yoktur. Yapı olarak farklı kromozomları taşıyan spermlerin özel filtrasyon teknikleri kullanılarak birbirlerinden ayrıştırılması sonrasında, yumurtlama döneminde direkt olarak anne adayı rahmine aşılanması esasına dayanır. Henüz bu tür işlemler ülkemizde yasal olmadığından ötürü uygulanamamaktadır.

Döllenmenin gerçekleştiği anda belli olan cinsiyet ancak 11. gebelik haftasında penis gelişimi ile görülür hale gelmesine rağmen ultrasonda ancak 14-16. gebelik haftalarından itibaren belirginleşir.

SEZARYEN Mİ NORMAL DOĞUM MU?

Pazartesi, Mart 9th, 2009

Hamile kalan her kadının ilk aklına gelen doğumun ne şekilde olması gerektiği, sezaryen’in mi yoksa normal doğumun mu daha iyi olduğu sorusudur. Bu sorunun doğru cevabı kişiden kişiye değişebileceği gibi hekimden hekime de farklılık gösterebilir. Bu yüzden bu soruyu cevaplamak çok kolay görülmemekle birlikte sorunun çözümünü bulmak için öncelikle kişilerin istekleri, gebeliğin durumu, rahim içindeki bebeğin ve plasentanın değerlendirmesi, annenin anatomik ve sağlık durumunun hangi tür doğuma elverişli olduğu ile doktorun önerileri doğrultusunda karar şekillenmelidir.

Vajinismus ve EFT

Salı, Mart 3rd, 2009

EFT (Emotional Freedom Technique): Duygusal Özgürleşme,Arınma,Boşalım Tekniği olan, bilincimizi geçmişte yaşadığımız bir olayın bıraktığı duygusal kayıtlardan ve izlerden,arındırabileceğimiz, zihnimizi vücudumuz vasıtasıyla iyileştirebileceğimiz bir terapi yöntemidir. Vajinismus sorununun çözümünde de faydalı olmaktadır.

Çok eski iyileştirme yöntemleri olan Akupunktur, Akupresür ve Reiki ile yakın tarihte geliştirilmiş bir teknik olan NLP’nin bir bakıma birleşimidir. Duygusal Boşalım-Arınma Tekniği EFT, bu yöntemlerde de kullanılan temel argumanları esas alır. Uygulaması oldukça basittir ve arınma, diğer terapi yöntemlerine göre çok daha hızlı bir şekilde oluşur. Bu basitliği sayesinde dünyada çok çabuk yayılmıştır.

Neden eft uygulamak lazım? Klasik tıp, semptomu düzeltmek üzerine kuruludur. Eft ve hipnoz gibi teknikler semptomla uğraşmak yerine nedeni arar ve onu düzeltir.Örneğin;Bir kalça ağrısının nedeninin yıllar önce bir trafik kazasını önlemek için hala umutsuzca frene basmaya çalışan bir bacak kasılmasına bağlı olduğunu ancak EFT (hipnoz ile ) ortaya çıkarabilirsiniz…

‘Şeftali’ kelimesini duyan biri kusma refleksi geçiriyor.Tıp onun kusmasını oradan kaldıracak ilaçlar veriyor ama sorun geçmiyor.Eft yada hipnoz ile bu kişinin 5 yaşında tüylü şeftaliden iğrendiğini,huylandığını ortaya çıkarabilirisiniz.Ve ilk huylanma anında hissettiği olumsuz duyguyu boşaltınca sorun kendiliğinden ortadan kalkar.   Chakralar ve meridyenler, vücudumuzda bütün organlara ve dokulara ulaşan belli enerji merkezleridir. Bu enerji merkezlerinde çeşitli nedenlerden dolayı tıkanmalar oluşur.Bu yıkanmalar da hastalanmamıza neden olur. Bu blokajlar, fiziksel hastalıklara yol açmasının yanı sıra, duygularımızı da etkiler.Çünkü duygu bir enerjidir. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her olay, yaşadığımız her duygusal tecrübe, vücuttaki enerji sistemimizin etkilenmesine neden olur. Meridyen ve chakra sistemimiz ile psikolojimiz birbirine karmaşık bir bağla bağlıdır.

İşte EFT, bu enerji sistemindeki blokajları açıp, bu tıkanmaların yol açtığı, acı, kızgınlık, endişe, stres, öfke, korku, özlem gibi olumsuz duyguları boşaltır.Şimdi bacadan çıkan dumanın çıktığını hayal edin.Esen rüzgar çıkan dumanı alır götürür.İşte eft bu mantıkla çalışır.Siz geçmişte yaşadığınız travmayı,olumsuz olay gözünüzde canlandırırsınız.Bilinçaltına kodlanmış olan olumsuz duygu çözülüverir.Vuruş noktalarındaki olumu enerji harekete geçip duman gibi bu olumsuz duyguları alıp götürür.  Artık o olayı, tanımadığımız bir fotoğrafa bakar gibi hatırlar ve hiçbir şey hissetmeyiz.

EFT vajinismus tedavisinde kullanılan enerji tekniklerinden biridir.Hipnozla çok yakın bir ilişkisi vardır.Çok faydalıdır.Korku duygusunun boşaltılmasında çok işe yarar.Ama tek başına uygulandığında yeterli olamamaktadır.Kombine uygulanması daha çok fayda sağlamaktadır.

Vajinismus ve Psikanalitik Yaklaşım

Salı, Mart 3rd, 2009

Psikanaliz Sigmund Freud’un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir. Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, vajinismus hastalarının zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Analistin amacı vajinismus hastasının transferansın sorgulanmamış ya da bilinçdışı engellerinden, yani artık işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan eski ilişki kalıplarından, serbest kalmasına yardım etmektir.

Psikodinamik ve psikanalitik yönelimli psikoterapi ile birlikte cinsel terapinin uygulanması, cinsel işlev bozukluklarına eşlik eden psikopatolojisi olan vajinismus hastalarının tedavisinde kullanılabilecek en etkin yöntemlerden biridir. Bu tedavi yöntemi, azalmış cinsel istek,işlev bozukluğu olan hastalar için uygundur. İç görü-yönelimli terapi, sıklıkla vajinismus sorununun kökünde yatan intrapsişik çatışmalar ya da bireyler arası ilişkilerdeki sorunlarla başa çıkmada danışana yardımcı olur.

Psikodinamik yaklaşım bir ruhsal sorun karşısında öncelikle bu sorunun anlamını kavramayı hedefler. Dolayısıyla da vajinismusu anlamak için sormamız gereken soru, cinsel birleşme girişimlerine vajinal kasların neden spazmla yanıt verdikleridir.

Fenichel, vajinismusu katıksız bir ketlenme olmaktan çok, pozitif bir konversiyon olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle bilinçdışı bir arzuyu belirttiğini söyler. Fenichel’e göre bu arzu penisten vazgeçmeme veya onu koruma arzusudur. Başka bir deyişle vajinismus, kadınsı kastrasyon karmaşasının öç alma tipinin bir anlatımı olabilir veya anal bir penis özlemini belirtebilir. Abraham ise bilinçdışı arzunun erkeğin cinsel arzusunu engellemek veya kendi kastrasyonunu veya penisinin olmamasını inkar etmek ve erkeği kastre etmek olduğunu belirtmiştir.

Ancak başka dinamik nedenler de söz konusu olabilir. Klinik deneyimler vajinismusun daha çok vücudun içine ve dolayısıyla benliğin sınırlarına girilmesine karşı bir savunma olarak ortaya çıktığını düşündürmektedir. Bilinçdışı savunma saldırgan ve tehditkar olarak algılanan erkeğin vücuduyla birleşmeyi reddetmektir. Erkeğin saldırgan olarak algılanışına ek olarak cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak algılanması da birleşmeye karşı bir direnç gelişmesine zemin hazırlamaktadır.

Vajinismuslu kadınlar çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin iyi kızları olarak uyum göstermiş kişilerdir. Kurallara uyan, kızgınlıklarını dışarı vurmayan sürekli bir kabul ihtiyacı içinde olan kadınlardır. Bu kadınlar agresif, otoriter ve baskıcı olan babalarının tersi özellikleri olan eş/sevgili seçme eğilimindedirler.

Vajinismuslu kadınlar ilişkiyi şiddet veya invazyon olarak gördüklerinden, semptomun anlamı da şiddete karşı önlem almak demektir. Birçok araştırmada gösterildiği gibi vajinismusluların çoğu ya gerçekten fiziksel şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş kimselerdir.

Malleson, vajinismuslu kadınların erken cinsel travma veya bedensel travmaları olduğunu iddia etmiştir. Sullivan vajinismuslu kadınların çoğunun tehditkar ve agresif babayla büyüdüğünü ileri sürmüştür. Silverstein’in incelediği 22 kişilik vajinismuslunun, neredeyse tümünün ahlaki ve cinsel olarak baskı uygulayan babalarının olduğu görülmüştür. Silverstein’e göre bu babalar aynı zamanda kızlarına karşı sedüktiftiler.

Vajinismus bir semptomdur. Bu semptom, kapanma, kendini koruma, uzak durma, barikat kurma ve sınır koymak ile ilgili savunma ihtiyaçlarının bir ifadesidir. Vajinismus, korkulan acıya, beklenen şiddete ve sınırlarına girilmesine karşı kadını korur. Semptom bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruma, devam ettirme isteğini gösterir. Çoğu vakada şiddet algısı, geçmişte yaşanmış gerçek bir şiddet öyküsünün ve bir saldırganın (babanın) temsilcisi olan partnere yönelik pasif öfkeye bağlıdır. Partnerler de kendi geçmişleriyle ilgili sebepler nedeniyle yansıtmalı özdeşimin içine girer ve kendi cinselliklerini agresif bulurlar.

Bu kadınların babalarının zıt karakterindeki partnerler seçmeleri babalarıyla olan içselleştirilmiş obje ilişkilerine dayanır. Tehditkar olarak algılanan kocaya yansıtılan agresyonun nedeni de gene introjekte edilmiş baba imgesidir. Vajinismuslu kocaları pasif, bağımlı, aşırı korumacı, dikkatli ve kendi agresyon ve agresif cinselliklerinden korkan kişilerdir. Bunlar “iyi çocuklardır. Bazılarında Madona/fahişe sendromu vardır:(seks fahişeler içindir, bir eş ise saf, tatlı ve masumdur). Bunlar babalarından farklı olarak güvenli, nazik, saygılı oldukları için seçilmiştir. Kendi cinselliği konusunda daha güvenli ve daha agresif erkekleri seçen kadınların nadiren vajinismus terapisine ihtiyaçları olur.

Bu kadınlar babalarının (veya abilerinin) beklenmedik biçimde odalarına girmesinden korkarlar. Kilide izin verilmediği için “kapıya” “barikat” kurarlar. Babalarını canları istediği zaman zorla içeriye girmeye hakları olduğunu düşünen biri olarak algılarlar. Korku ve tehdit altındaki kadın bu semptomla, erkeği uzakta tutmayı, bedeninin kontrolünü elinde bulundurmayı ve kendiliğinin bütünlüğünü devam ettirmeyi sağlamış olur. Dolayısıyla semptom barikatın sembolik bir ifadesidir.

Sonuçta eğilimi artıran bir çok faktör bir araya gelerek vajinismus semptomunu ortaya çıkarır ve devam ettirir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1- Erken yaştan itibaren erkeklerin (babanın) güvenilmez ve tehditkar kimseler olarak algılanması,

2- Kadınların (annenin) zayıf ve çaresiz, erkeklerin baskın olarak algılanması,

3- Cinsel ilişkinin kötü ve acı veren bir şey olduğu, fakat erkeklerin bunu istediği ve kadının da buna katlanması gerektiği şeklindeki inancın erken yaştan itibaren yerleşmesi,

4- Vücudun içine giren şeylerin acı verici ve bunların şiddet olarak algılanması,

Bu kadınların öfkelerini ifade edemedikleri; uyumlu ve kabul gereksinimi içinde oldukları, çeşitli korkularının bulunduğu, şiddet içerikli rüyalar gördükleri ve bunlara karşın çoğunun orgazmik olduğu görülmektedir.

Babalarının baskın ve tehditkar, annelerinin seksten hoşlanmayan, seksi görev gibi yapan kadınlar olduğu, anne-baba ilişkisinin de fiili şiddet, sık çatışma ile karekterize olduğu görülmektedir.

Vajinismuslu kadınların sıklıkla çeşitli fobileri olur veya olmuştur. Bu kadınlar annelerini, kendisini ve çocuklarını koruyamayacak kadar etkisiz, çaresiz ve bağımlı olarak değerlendirirler. Anneleri genellikle babalarının baskınlığına karşı mücadele vermiş fakat başarılı olamamıştır. İlişkide bulunmak bu tarzda algılanan zavallı anneyle özdeşleşmeyi ifade eder.Baba kız ilişkisinde ise aşırı koruyucu, sedüktif, sınırları belirsiz bir ilişki olduğu dikkati çekmektedir.

5- Korku ve öfkenin bastırılması ve süprese edilmesi; bunların ifade edilmesinin tolere edilemez olduğunun düşünülmesi. Duygusal ve fiziksel olarak açık olmanın tehdit edici ve güvenilmez olduğunun düşünülmesi.

6- İlk denemelerde acı yaşanması.

“Doç. Dr. Doğan Şahin “Sık Görülen İki Cinsel İşlev Bozukluğu: Vajinismus ve Erken Boşalmada Değerlendirme, Tanı ve Tedavileri adlı kitaptan alınmıştır.?

Tedavi ve Başarı

Pazartesi, Şubat 9th, 2009

Tedavi Başarı

Vajinismus en başarılı bir şekilde tedavi edilebilir kadın cinsel bozukluğu olarak kabul ediliyor. Birçok çalışmalar başarı oranı yaklaşık % 100 göstermiştir. Otomatik kapsamlı araştırma nedenleri ve vajinismus tedavisi olarak temel ve kolay, pratik tedavi çözümleri takip ile tam 10 adım süreci içerir yaklaşım yardımcı olur. Bu yaklaşım başarılı kadın ve sağlık uzmanları binlerce tarafından kullanılmıştır.

Listeleri bazı vajinismus tedavinin başarısı için yayınlanan klinik istatistik Yukarıdaki grafik. Tedavisi için klinik istatistikler başarılı çalışma için çalışma, ama değişiklik neredeyse bütün bağımsız çalışmalar yüksek başarı oranlarını gösterir. Klinik tedavi metodolojisi esas desensitization egzersiz ve davranış talimat bir kombinasyonu ile ilgilidir. Listelenen kadın kısmını acı çektiğini için ücretsiz işleyen cinsel ilişki tedavi aşağıdaki mümkün gösterir. Ancak bazı hataları vardır, bu genellikle çiftler dışarı atılan veya tedavi tamamladıktan atfettiler vardır.Bunu tam tedavi çiftler için, sonuçları neredeyse her zaman olumlu ve başarılı, tam çözünürlükte vardır.

Vajinismus

Pazar, Ocak 18th, 2009

Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “Pubik Kaslar” olarak adlandırılır. Bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir. Bir diğer tabirle Vajinismus, kadınlarda görülen cinsel bir işlev problemidir. Vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmede acı ve ağrıya neden olması ya da bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. Kasılmalar, cinsel birleşme dışında jinekolojik muayene esnasında ve vajina içine tampon yerleştirme durumlarında da ortaya çıkabilir.

null

Nedenleri

Bu hastalığın %90′ı psikolojik, %10′u organik kökenlidir. Psikolojik kökenli olanlarının başlıca sebepleri arasında genç kızlara ergenlik çağından itibaren cinselliğin ayıp, kötü ve günah olarak anlatılması, kızlık zarının öneminin abartılması ve ilk birleşmenin acı veren ve kanamaya sebep olan bir deneyim olacağının öğretilmesidir.

Bazı durumlarda kişinin başından geçen tecavüz veya kötü cinsel deneyimler de vajinismus hastalığının sebebi olabilir. Hamile kalma korkusu, doğum korkusu veya kızlık zarının yırtılması gibi korkular da az görülmekle birlikte bu hastalığın psikolojik nedenleri arasında gösterilebilir. Sağlıklı ve aktif cinsel hayata sahip kadınlarda dahi bazı durumlarda geçici de olsa vajinismus görülebilir. Doğum veya jinekolojik ameliyatlar sonrası, büyük üzüntüler ve emzirme (laktasyon) döneminde kadınlarda görülen cinsel istek azalması bu durumlara örnek olarak gösterilebilir.

Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner. Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir. Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır. Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır. Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir. Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.

null

Vajinismus Türleri

Primer Vajinismus: Cinsel hayatın başlamasindan itibaren görülen ve bir kez bile cinsel ilişkinin gerçekleşememesi türündeki vajinismustur.

Sekonder Vajinismus: Cinsel hayatın başlamasından itibaren sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, yanlış yapılan ve ağrılı bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) oluşan vajinismus durumu söz konusudur.

Tedavisi

Hastalığın tedavi süreci oldukça basittir. Önemli olan sorunun nedeninin belirlenmesidir. Sorun fiziksel kaynaklı ise jinekolojik olarak tedavi edilebilir. Eğer hastalığın nedeni psikolojik ise çiftin beraberce psikolojik terapiye devam etmesi gerekebilir. Her psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi bunda da hastanın hastalığını tanıyıp kabullenmesi ve tedaviye inanması tedavi sürecini kısaltır ve daha başarılı kılar. Vajinismus kesinlikle tedavi edilebilen bir problemdir. Vajinismus bir hastalık (sendrom) değil, bir belirtidir (semptom). Başka bir deyişle vajinismus; bilinç altı tarafından oluşturulan ve kişiyi koruyan bir savunma mekanizmasıdır. Vajinismus problemi olan bir kadında, PC kası (pelvik taban kası), cinsel ilişki esnasında refleksif davranmaktadır ve kadının istemi dışında kasılmaktadir. Bu istenmeyen durumun kaynağı da bazı nedenlerle etkilenen bilinç altıdır. Vajinismus tedavisinde tüm dünyada; davranışsal ve bilişsel terapiler, hipnoz tedavileri gibi bilimsel tedavi teknikleri kullanılır. Buradan da anlaşılacağı gibi, tek seanslık ya da tek günlük tedavi teknikleri, ilişki öncesi alkol alma, vajen girişine lokal anestezikler uygulama, depresyon ilaçları, etkisiz tedavi ya da çözüm girişimleridir. Vajinismus psikoterapötik bir süreç ile kesinlikle kalıcı çözüme ulaşır. Bundan dolayı bilimsel olarak açıklanmamış ve kanıtlanmamış her türlü yaklaşımdan kaçınmak gerekmektedir.

Vajinismus Hakkında Bilinmeyenler

  • Vajinismus bir hastalık değil ailesel yani evli çifte ait bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle cinsel terapide bir tarafın diğerini suçlamaması veya anlayışlı olması öğütlenir.
  • Kişinin istediği kişiyle evlenememesi vajinismusa neden olmaz. “Başkasıyla evlenseydim yine de olur muydu?” sorusu hep akla gelir. Ama bu sorunun eşlerle bir ilgisi yoktur. Hatta evlenmeden önce uzun yıllar flört eden çiftlerde evlenince bu sorunu yaşayabilir.
  • Cinsel terapide başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemeleridir.
  • Genel anestezi altında ilişkiye girilmesi, alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girmesi, sakinleştirici, kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.
  • Kızlık zarlarının çok kalın olması, bilinenin aksine, vajinismusa yol açmaz.
  • Bu rahatsızlık ilk cinsel ilişki de ortaya çıkabileceği gibi uzun yıllar normal bir işlevsellikten sonra da ortaya çıkabilir.
  • Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çitlerde daha sık olarak görülmektedir.
  • 10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye giremedikleri için boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip “aseksüel” olarak yaşayan çiftlerin sayısı az değildir.
  • Bir partnerle yaşanan sorun başka bir partnerle ortaya çıkmayabilir.
  • Eğitim, kültür ve sosyal seviye ile ilgili değildir. Sadece cahil insanlarda olmaz, üniversite mezunu çiftlerde görülebilir.
  • Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır.
  • Vajinismus problemi yaşayan kadınların yüzde 80’i ve eşlerinin yüzde 90’ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını ifade etmektedirler.
  • Vajinismuslu kadınların yüzde 57’si kocalarını bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15’i öfkeli ve saldırgan, yüzde 28’i tepkisiz olarak değerlendirmektedir. *Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm olabilirler.
  • Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar. Öncelikle çözümü büyü yapılmasıyla bağlandıklarını düşünerek tıp dışı alanlarda ararlar, sonuç başarısızdır.
  • Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil, muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.
  • Hemen bütün yaş grubundaki kadınları etkileyebilir.
  • Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde bu duruma rastlanıldığıdır.
  • Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın sağlanamaması söz konusu değildir.
  • Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen “neden hala çocuk yapmıyorsunuz?” şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan sıkıldıkları için bir cinsel terapiste baş vururlar.
  • Bazen vajinismus bir koruma davranışı olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda, cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.

Vajinismusun Nedenleri

Salı, Ocak 13th, 2009

Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.

Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.

Vajinismusu olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler.

Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır.

Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir.

Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir.

Vajinismus

Vajinismus’un Cinsel Organların Yapısıyla Bir İlgisi Var mı?

Pazar, Ocak 11th, 2009
Vajinusmus, genital organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde
ortaya çıkar. Benim vajinam dar bu yüzden ilişkiye giremiyorum. ’ diye bir
kavram yoktur; vajina oldukça esnek bir yapıdır ve doğumda bir çocuğun
başını çıkaracak kadar genişleyebilir. Vajina ilişki sırasında penisin
büyüklüğü ya da küçüklüğüne göre kendini hazırlar.

Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça
gevşeyebilir.genişleyebilir. Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü

ya da küçüklüğüne göre kendini hazırlar.

Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça
gevşeyebilir.

Vajinismus çözümü için uygulanacak yöntemler

Pazar, Ocak 11th, 2009
Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir. Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.
Vajinismus uygulamaları nasıl uygulanmaktadır

Vajinismus ile ilgili protokolleri uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim olması için koşuldur. Vajinismus çözümlenmesinde başarı sağlanamaması eşlerin güveninin kırılmasına ve isteklerinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.


Vajinismus sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir.

Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir.Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve iyileşme imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.


Bu nedenle uygulamada başarı sağlanamaması hastanın güveninin kırılmasına ve iyileşme isteğinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.Vajinismus protokolleri uyguluyacak ekibin cinsel işlev bozuklukları konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim sahibi olması gerekir.

Hastanın detaylı olarak psikolojik özgeçmisi değerlendirilerek sorunun çözümü aşamasında neler yapılacağına dair bilgi verilmesi gerekir. Tamamen hasta ile açık ve samimi bir uyum ortamının oluşturulması olumlu bir gelişme olacaktır. İyileşme aşamalarında hasta ile irtibat koparılmamalı hastanın size herzaman çekinmeden ulaşmasını ve hatta seanslar arasında sorunu olmasa bile sizle bağlantı sağlamasını sağlamanız hastanın güvenini ve terapiye uyumunu arttıracaktır.

Egzersiz ve diğer aşamalarda biz doğal olmayan herkangi bir aracı kişisel tecrübelerimize dayanarak önermiyoruz uygulanan bu tür yöntemler veya, benzeri materyaller hastada olumsuz çağrışımlara neden olarak tedavi aşamalarını reddine neden olabilmektedir. Hastaya uygun planlanan cinsel terapi metodları ile iyileşme sağlanması abartılı bir durum olmamaktadır.

Planlanan terapiye eşlerin tam katılımı ve karşılıklı anlayış

içerisinde olmaları iyileşme sürecini kısaltacaktır.