<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Kamile Can - Vajinismus , Vajinismus Tedavisi &#187; Kişilik Bozuklukları</title>
	<atom:link href="http://www.drkamilecan.com/category/kisilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.drkamilecan.com</link>
	<description>Vajinismus ve Depresyon Tedavisi Ankara - 05052318513</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Mar 2012 07:30:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şizoid Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve  duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında  duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile  kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar  gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler  kuramazlar.</p>
<p>Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar  ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların  tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde  çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid  kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür.  Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin  gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.</p>
<p>Bu kişiler direk olarak kışkırtıldıkları zaman bile öfkelerini  yansıtmakta zorlanırlar. Çoğunlukla önemli yaşam sorunlarına yada  negative olaylara tepki vermezler ve pasif bir tavır gösterirler.</p>
<p>Şizoid kişiler bireyselliğe, yalnızlığa ve kendi başına olmaya değer  veren kişilerdir. Kendi duygularını inceleme konusunda hiç bir arzuları  yoktur. Başkalarından farklı olduklarını algılamalarına rağmen bu konuda  her hangi bir rahatsızlık hissetmezler. Bu kişiler başkalarından nefret  etmezler sadece çevrelerinde insan olmadan daha rahat olduklarına  inanırlar.</p>
<p>Araştırmalar bu kişilerin evlenebildiklerini ve değer verdikleri  insanlar olmadığında kendilerini kaybolmuş hissettiklerini  göstermektedir. Fakat bu kişiler çevrelerinde olduğu zaman bu sefer de  kendilerini baskı altında hissederler. Dolayısıyla Şizoid kişiler fazla  yakınlık aramayan ve duygusal ilişki istemeyen insanlar ile daha rahat  hissederler. Diğer bir deyimle bu kişiler için evlilik ev arkadaşı  edinmek gibi bir anlam taşır. Eğer özel bir ilişki geliştirmezler ise  çoğunlukla kardeşleri yada başka akrabaları ile fazla yakınlık kurmadan  yaşarlar.</p>
<p>Belirtiler</p>
<p>1. Güçlü duygular yaşamazlar<br />
2. Arkadaşlık ilişkisi kurmayı istemez yada zevk almaz<br />
3. İnsanlarla iletişim gerektiren bütün sosyal aktivitelerden kaçar<br />
4. Başka insanlara yabancılaşma yada duygusal olarak soğukluk<br />
5. Hiç bir arkadaşı yoktur<br />
6. Övgü yada eleştiriye karşı hiç tepki vermez<br />
7. Soğuk ve umursamaz davranır<br />
8. Duygularında hemen hemen hiç değişim olmaz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/sizoid-kisilik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Borderline Kişilik Bozuklukları</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:46:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Borderline hastalar, gelişimin ayrılma–bireyleşme evresinin yeniden yakınlaşma alt evresinde gerçekleşen bir duraklama sıkıntısı çekerler. Duraklama, çocuğun ayrılma ve bireyleşme çabalarına karşılık annenin libidinal ulaşılabilirliğini geri çekmesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü çocuğun bireyleşmesi annenin çocuğuna yapışmak için duyduğu savunucu ihtiyacına büyük bir tehdit oluşturur ve annenin libidinal ulaşabilirliğini geri çekmesine neden olur. Çocuk büyüyebilmek için annenin sağlayacağı desteklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Borderline hastalar, gelişimin ayrılma–bireyleşme evresinin <strong>yeniden yakınlaşma alt evresi</strong>nde gerçekleşen bir <strong>duraklama sıkıntısı</strong> çekerler. <strong>Duraklama,   çocuğun ayrılma ve bireyleşme çabalarına karşılık annenin libidinal   ulaşılabilirliğini geri çekmesinden kaynaklanmaktadır.</strong> Çünkü çocuğun   bireyleşmesi annenin çocuğuna yapışmak için duyduğu savunucu  ihtiyacına  büyük bir tehdit oluşturur ve annenin libidinal  ulaşabilirliğini geri  çekmesine neden olur. Çocuk büyüyebilmek için  annenin sağlayacağı  desteklere muhtaçtır, fakat büyümeye başlarsa  destekler<img src="http://www.toddlertime.com/images/jamesmasterson.jpg" alt="" hspace="2" vspace="2" align="left" />de geri çekilecektir. Bu durum, <strong>geri çekilme</strong>yi   kendiliğinin bir parçasının kaybı olarak algılayan çocukta bir anda   terk edilme depresyonunu başlatır. Çocuk, bu hislere karşı kendini   savunmak için, <strong>ayrılmayı inkâr eder</strong> ve metarnel (anneye dair)   figüre/nesneye yapışır ve böylelikle ayrılma–bireyleşmeden özerkliğe   kadar uzanan normal gelişimsel evreleri tamamlamakta başarısızlığa   uğrar. Böylece, <strong>çocuk gelişimsel duraklamaya maruz kalır</strong>. Bu etkileşim iki/ikiz teması, yani <strong>gerileme ve yapışma</strong> için <strong>ödüllendirme</strong> ile ayrılma-bireyleşme için <strong>geri çekilme</strong>,   bu etkileşimlerle bağlantılı duyguyla birlikte kendilik ve nesle   temsili olarak çocuk tarafından içe alınır. Bunlar, borderline hastanın   intrapsişik yapısının ana motifini biçimlendirir ve böylece şu yapı   ortaya çıkar: Bir <strong>ödüllendirici parça birim</strong> <strong>(ÖNİP)</strong> ve bir <strong>geri çekilen parça birim</strong>den <strong>(GNİP)</strong> oluşan bölünmüş nesne ilişkileri birimi ve bu ikiye bölünmüş birimden her birinin de kendine özgü bir <strong>nesne temsili</strong>; <strong>kendilik temsili</strong> ve <strong>duygulanım</strong>.   Hasta aynı zamanda şöyle bir bölünmüş ego geliştirir: Anne, yapışmaya   olanak sağlayan; bireyleşmekten kaçınma, ayrılmayı inkâr etme,  yapışarak  yeniden birleşme isteğini eyleme vurma ve yansıtma şeklindeki  ego  işlevlerini ödüllendirir. Böylelikle egonun bir bölümü, <strong>haz ilkesinden gerçeklik ilkesine olan gerekli değişimi geçiremez</strong>.   Çünkü bu değişimi geçirmek, ayrılma gerçeğini kabullenmesi anlamına   gelmektedir ve bu da terk depresyonunu doğurur. Annenin yapışması ve   geri çekilmesi ve bu hastanın yeniden birleşme için eyleme vurma isteği,   egonun bir bölümünün gelişimde başarısızlığa uğramasına neden olur ve   sonuç olarak <strong>bölünmüş bir ego yapısı</strong> oluşur. Böylece terk edilme korkularından gerektiren bir <strong>patolojik haz egosu</strong> ve gerçeklik ilkesine ulaştıran <strong>gerçeklik egosu</strong> oluşur.</span></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> ÖNİP birimi bir patolojik ego arasında bir ittifak (işbirliği) gelişir.   Bu işbirliğinin amacı ‘iyi’ duyguları yaşatmak ve GNİP birimi ile   bağlantılı olan terk edilmenin kötü duygularına karşı savunmalıdır.   GNİP, yaşanan ayrılma veya kaybetme deneyimleri tarafından ya da   terapinin bir sonucu olarak gösterilen çabaları da içeren ayrılma ve   bireyleşme çabalarıyla harekete geçebilir. <strong>ÖNİP–patolojik haz egosu ittifakı</strong>,   terk depresyonuna karşı savunma için GNİP’in tekrar baş göstermesiyle   harekete geçebilir. ÖNİP böylelikle, GNİP bağlantılı acı verici duygu   durumuna karşı, borderline hastanın birincil savunması haline gelir.   Bununla birlikte gerçeklik açısından, her iki parça birimde   patolojiktir. Aynı zamanda da, <strong>hastanın sanki 2 seçeneği var gibidir</strong>; </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—ya terk edilme depresyonunu yaşayıp kendini kötü hissetmek (GNİP) ya da </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—gerektiğinde inkar edilmesi ve kendilik yıkıcı davranışların eyleme vurulması pahasına kendini iyi hissetmek ( ÖNİP ).</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Borderline hastalarının aktarımı, bölünmüş nesne ilişkileri birimlerin   yani ÖNİP ve GNİP birimlerinin yansıtılması ve harekete geçirilmesi   sonucunda olur. Hasta, alternatif olarak terapist üzerine yansıtmak için   her iki birimi de sürdürür. Terapiste yansıtılan birim GNİP olduğunda,   hasta terapiyi, terk edilmeye yol açan bir şey olduğunu görür,  terapötik  yararın gerçekliğini inkâr eder ve bir savunma olarak ÖNİP’i  harekete  geçirir. Yansıtılan birim ÖNİP olduğunda ise, hasta, kendini  iyi  hisseder fakat patolojik haz egosunun yöneliminin altında  genellikle  kendilik yıkıcı davranışlar yatar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Psikoterapi, borderline hastaların intrapsişik yapılarındaki yani nesne   ilişkileri ve ego yapısındaki iki ana gelişimsel bozukluğu iki   terapötik teknikle telefi etmektedir. Bunlar;</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—Terapist, hastanın bireyleşmesini destekleyen gerçek bir insan (nesne) olmalı ve </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">—hastayı patolojik egonun zarar ve yıkıcılığının inkârıyla yüzleştirerek ona gerçeklik egosu kazandırmalıdır. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">Yüzleşmenin   amacı, hastanın ÖNİP-patolojik haz egos ittifakını deneyimlemesini,   egoya uyumlu durumundan, egoya yabancı durumu dönüştürmektir.   Yüzleştirme, davranışların kontrolünün gelişmesine yardımcı oldukça GNİP   harekete geçer, bu durumda karşılık olarak daha fazla direncin ortaya   çıkışıyla birlikte ÖNİP’i harekete geçirir. Bu döngüsel süreç  sırasıyla,  <strong>direnç, yüzleştirme ve terk edilme depresyonunun (GNİP) derinliğine çalışması</strong>,   daha fazla direnç (ÖNİP), daha fazla yüzleştirme ve bu yüzleştirmenin   sevk ettiği daha fazla derinliğine çalışma ile sonuçlanır. Bu süreç   başarı gösterdiği takdirde, hastanın terapisti pozitif bir nesne olarak   içe alımı sonucunda, <strong>terapistin sağlıklı egosu ile hastanın güç durumdaki gerçeklik egosu arasında yeni bir ittifak (işbirliği) gelişir.</strong> Bu yeni ittifak hastanın motivasyonunun ve davranışlarının kontrolü   için ÖNİP-patolojik haz egosu ittifakı ile savaşır. Pozitif bir nesne   temsili olarak, ayrılama-bireyleşmeyi destekleyen terapist ile birlikte,   yeni bir nesne ilişkileri birimi ayrıca, yeterli, gelişmekte olan bir   insan olarak bir kendilik temsili ve bunlara ilaveten geri çekilen   davranışlardan ziyade inşacı bir şekilde hayatın üstesinden gelme ve   hakim olmanın ardından gelen bir duygu (kendini iyi hissetme) gelişir.   Derinliğine çalışma, GNİP ve ÖNİP birimlerinin gittikçe gelişen   dışsallaştırılmasına sevk eder (ÖNİP’in yol açtığı öfke ve depresyonla   birlikte) ve tüm nesne ilişkilerine bir başlangıç niteliğinde olan <strong>kötü ve iyi kendilik ile nesne temsillerinin birleşmesi evresini oluşturur</strong>.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> Yalın bir destekten ibaret olamayan ve çok kısa sürmeyen destekleyici   psikoterapi, hastanın farkındalık kazanmasını ve patolojik haz egosunun   savunma mekanizmalarını kontrol altına almayı öğrenmesini ve böylelikle   bu savunmaları, zarar verici etkileriyle birlikte yaşam tarzının  dışına  çıkmasını amaçlar. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Destekleyici psikoterapi</strong>,   hastanın intrapsişik durumunu yeniden yapılandırmamasına rağmen, yine   de hasta patolojik egosunu kontrol altına aldıkça ve motivasyonu  fantezi  yönelimliden ziyade daha çok gerçeklik yönelimli hale geldikçe  hastanın  hayatında önemli değişmelere neden olur. Yani hastanın hayatı,   gerçeklik problemini inkâr etme pahasına kendini iyi hissetmekten  ziyade  gerçeklikle uğraşma ve gerçekliğe hâkim olma çabalarıyla  yönetilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"> <strong>Yoğun ve psikanalitik yönelimli yeniden yapılandırıcı psikoterapi</strong>,   genellikle destekleyici psikoterapinin genişletilmiş ve büyütülmüş   halidir ve ilk ayrılma–bireyleşme evresi duraklamasıyla bağlantılı olan <strong>terk depresyonunu derinliğine çalışarak, hastanın intrapsişik durumunun yeniden yapılanmasını amaçlar.</strong> Bu çalışma bölünmüş nesne parça birimlerinin, bütünleşmiş nesne   birimlerine ve bölünmüş egonun, bütünleşmiş egoya dönüşmesi ile birlikte   ego özerkliği başarısına ulaştırır. Hastanın bireyleşmesi   filizlendikçe, <strong>sevmek ve üretmek</strong> için yeni kapasiteler ortaya   çıkar. Hepsi olmamakla birlikte çoğu borderline hastalar, uygun   terapötik destek sağladığı takdirde, yoğun psikoterapiye yanıt verebilir   ve vereceklerdir. Strese (hem ayrılma hem de bireyleşme stresine)  karşı  incinebilirliğin önemli ölçüde azalması ve insan hayatını   zenginleştiren yeni keşfedilmiş kapasiteler, mümkün görüldüğünde yoğun   psikoterapi girişimi için ikna edici hususlardır.</span></span></span></div>
<p><span style="font-size: x-small;"><span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">Kaynak: <span><span><span style="color: black;">James F.</span> MASTERSON &#8211; Borderline Yetişkinlerde Psikoterapisi</span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/borderline-kisilik-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Narsisistik Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/</link>
		<comments>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:35:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişilik Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.drkamilecan.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis tarafından 1898′de kullanılan terimdir. Eğer, kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. <strong>Narsisizm veya özseverlik</strong>,  kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine  âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis  tarafından 1898′de kullanılan terimdir. <strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Eğer,  kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya  ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın  ardından,</span></strong><strong><span style="font-family: Arial;"> “iyi ki varım, ben muhteşem bir varlığım</span></strong>, <strong>Tanrım ne kadar mükemmelim<strong><span style="font-family: Arial;">” </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">diyorsa; bunu da toplumdaki diğer kişilerin gözlerine batırmaktan zevk alıyorsa; o kişi üst derecelerden bir narsistir.</span></strong>Sigmund <strong>Freud</strong>; narsisizmi “<strong>dış dünyadan soyutlanan libidonun yani cinsel enerjinin egoya yönlendirilmesi</strong>” şeklinde açıklamıştır. Horney’e göre narsisistik kişinin diğer insanlarla duygusal bağları çok zayıftır ve <strong>sevme kapasitesini yitirmiş olmanın boşluğunu yaşar.</strong> Yani <strong>narsisizm kendini sevmeyi değil, kendine yabancılaşmayı simgeler</strong>. “<strong>Ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli</strong>” sözü narsisizmin simgesi olmuştur. Yani <strong>herkes onlara, onlar kendilerine hayrandır.</strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB-Narsisistik kişilik bozukluğu</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi  gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken  ilgiyi göremediklerinde aynı yukarıda anlatılan narkissos gibi erirler  veya çökerler. <strong>Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama</strong> <strong>NKB</strong>’nuntemel özellikleridir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğer insanlara kıyasla özel ve üstün biri olduğunu düşünen </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">narsist kişinin tüm çabası;<strong> yaşadığı dünyada yeterli, değerli, sevilen, hayranlık beslenen, anlamlı  ve meşru bir varlık olduğunu diğer insanlara tasdik ettirmektir. </strong>Bu nedenle narsisizme<strong> “</strong></span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendini Beğenmişlik Hastalığı</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">” da denir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB tanısı alanların <strong>%80</strong>’ni erkektir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">DSM-IV tanı ölçütleri:</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, <strong>üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamama</strong>nın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">3-Özel  ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal  durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla  arkadaşlık edebileceğine inanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">4-Çok beğenilmek ister.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">5-Hak kazandığı duygusu vardır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">6-Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">7-Empati yapamaz.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">8-Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">9-Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Gabbard</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, NKB’nun 2 tipini tanımlamıştır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kayıtsız Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerinin farkında değildir. Kibirli ve agresiftir. Kendisiyle  meşguldür. Dikkat merkezi olmaya ihtiyaç duyar. “Vericisi var ancak  alıcısı yoktur.” Duygularının incinmesinden etkilenmez görünür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Tedirgin Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerine yoğun bir duyarlılık gösterir. Ketlenmiş, utangaç veya  kendini silicidir. Dikkati kendinden çok diğerlerine yönelmiştir. Dikkat  merkezi olmaktan kaçınır. Aşağılanma ve eleştiri kanıtı elde etmek için  diğerlerini dikkatle dinler. Kolaylıkla incinen duygulara sahiptir;  utanç duymaya ve kendini aşağılanmış hissetmeye eğilimlidir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Genellikle <strong>kendini beğenmiş, soğuk, mesafeli,</strong> <strong>kibirli, üstten bakan, hak etmişlik duygusuyla olayları değerlendiren </strong>ve <strong>çekici</strong> görünen narsist kişi, gerçekte bilinçdışında kendilik değerlerinde,  kendine güven ve saygı duymada ciddi sorunlar yaşayan kişidir. Yani bir  nevi <strong>iç dünya ile dış dünyanın bir zıtlığı</strong> söz konusudur. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Tetiklenmedikleri,  tahrik edilmedikleri ya da bir travmaya uğramadıkları sürece ciddi bir  davranış bozukluğu göstermeyebilen narsist kişiler, sosyal ve mesleki  alanda oldukça başarılıdırlar. Peki, bu durumda <strong>bir kişinin narsist olup olmadığı nasıl <strong><span style="font-family: Arial;">anlaşılır? </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Bu sorunun yanıtı için aşağıdaki kriterlerin o kişide olup olmadığına bakmak gerekir: </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—K<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">endi kişisel öneminden,</span></strong> geçmiş ve şimdiki başarılarından sürekli<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;"> bahsederse, </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kibirli davranıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—bazen kendini alçak gönüllülük ve alttan alma ile gizlemeye çalışıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—çok önemli, yetenekli, başarılı biri olduğuna inanıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişinin dinlemesini ve  onay vermesini bekliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ilişkide olduğu kişiyi sömürücü bir biçimde kullanmaya eğilimliyse, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişiye, farkında olmadan, sıradan bir kişi veya nesne gibi bir his yüklüyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kendi kendine yeten bir kişilik tipi sergiliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">düşüncelerinin önem ve tutarlılığını devamlı vurguluyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">—toplumdaki şahsi itibarını ön planda tutuyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı derecede hayranlık beklentisi içindeyse,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—eleştiriye tahammülsüzlük gösteriyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—başkalarının söylediklerine pek ilgi göstermiyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—hak edecek bir şeyler yapmadığı halde kendisine özel biriymiş gibi davranılmasını bekliyorsa, bir kişinin narsist olup olmadığı<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">anlaşılabilir</span></strong><strong>.</strong> </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İnsanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">koşan  narsistler;kendilerinden memnuniyet duymak, rahat ve huzurlu olabilmek,  kendilerini sevilebilir hissetmek için her zaman ve her ortamda <strong>mükemmel veya kusursuz görünmeye ihtiyaç duyarlar.</strong> İnsanların hayranlığını kazandıklarında, onların gözünde mükemmel  göründüklerinde, takdir edildiklerinde veya gözlerinde yücelttikleri  kişinin onayını hissettikleri durumda; kendilerini başarılı, dengeli,  iyi, sevilebilir, güven dolu ve mutlu hissedebilirler. Bu olmadığı  takdirde hissettikleri başarısızlık, umutsuzluk, bunalım, huzursuzluk,  sıkıntı ve çökkünlüktür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistlerin duygusal yaşamları sığdır, duygusal derinlikten yoksundurlar</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">,  diğer insanlardaki karmaşık duygulanımları fark etmede başarısızdırlar.  Borderline (sınır) kişiler gibi çabuk alevlenen ve çabuk sönen  duygulanımlara sahip olabilirler, terk edildiklerinde veya hayal  kırıklığına uğradıklarında görünüşte depresyona benzeyen tepkiler  verirler. Ancak bu tepkiler yakından incelendiğinde değer verilen  kişinin kaybı karşısında duyulan hakiki bir üzüntüden çok, intikam  arzularıyla yüklü kızgınlık ve kin içeren duygular olarak fark  edilebilir. Yani <strong>gerçekten, yürekten veya derinden bir üzüntü duyamazlar</strong>, <strong>yas yaşayamazlar</strong>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistler, genellikle, ortalıkta kasılarak gezen, ün, şan ve şöhreti seven, hava atan, çaka satan kişilerdir. <strong>Sıradan insan olmak korkuları nedeniyle hep daha çok şey isterler</strong>.  Hep el üstünde tutulmak, baş tacı edilmek ve övülmek isterler. Hep özel  olmak, hep özel muamele görmek veya özel hissedilmek isterler. Öztürk’e  (1994) göre; kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen ve  üstün gören, sürekli beğeni, ilgi ve onay bekleyen; gittikleri her yerde  hemen özel bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. Kendilerini özel  gördükleri için herkese geçerli kuralların kendileri için geçerli  olmadığına inanırlar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yetinme duygularının olmaması <strong>çok hırslı</strong> olmalarına neden olur. Kendilerinin gerçek sınırlarını bilemezler.  Kendilerini bir bütünün parçası gibi görmedikleri ve her şeyi kontrol  edebilecekleri duygusu yaşadıkları için <strong>sürekli gerilim halindedirler</strong>.  “Mezarlıktan ıslık çalarak geçmek” pek çok insanın yaptığı şeydir. Kişi  gerçekte korkuyordur ama korkmuyor taklidi yapmak zorundadır. İşte  bunun gibi narsistlerin bir kısmı eksiklik, değersizlik ve aşağılık  duygularını bastırmak için kendilerine güveniyor rolü yaparlar. Fakat bu  rolü içselleştirdikleri için güvenli gözükürler. Narsistin kendini  beğenmesi ve büyüklenmesi ile <strong>bir öteki insanın gözündeki hayranlığına muhtaç olması</strong> anlaşılması çok zor ve çelişkili bir durumdur. Yani <strong>gerçekte ne olduğundan ziyade nasıl göründüğünü daha çok önemseyen narsist kişi için görünenle iç dünya aynı değildir</strong>.  Bu nedenle kendini devamlı olarak dışarıdan bir gözle izleyen narsist  kişi için imaj ve dışarıya karşı nasıl göründüğü çok hayati bir önem  taşır. Özbenliğiyle dışarı yansıttığı imajı arasındaki bu zıtlık narsist  kişinin <strong>yapaylık, yapmacıklık ve sahtelik hissi</strong> yaşamasına yol  açar. Ancak sevgiyi, beğeniyi, hayranlığı veya başarıyı elde  ettiğindeyse aslında sevilenin sahte kendiliği olduğunu hisseder, içten  içe gerçekten sevilmediğini bilir. Bu farkındalık da elde ettiği  hayranlığın keyfini ve coşkusunu gölgeler. Bu yüzden <strong>gerçek mutluluğu, bir kedinin kuyruğunu yakalayamaması gibi, asla hissedemezler, sadece mutluymuş gibi yaparlar.</strong> Hakiki gereksinimlerini hiçbir zaman tatmin edemeyen narsistlerin başarıları ve tatminleri ancak onlara yalancı ve <strong>geçici bir mutluluk</strong> yaşatır. Yani <strong>her türlü sözde tatmine rağmen tam anlamıyla mutlu ve tatminkâr olamamaları tipik yakınmalarıdır.</strong> <strong>Kronik tatminsizlik ve memnuniyetsizlik hissi narsist kişiler için oldukça karakteristiktir.</strong> <strong>Şu an, daima kusurlu ve eksiktir, umut hep karşı kıyıdadır, </strong>hep  bir umutla sürekli başarı, hayranlık, ideal aşk, ideal partner peşinde  sonsuz bir arayış içinde koşar durur. Bu arada hayat geçip gider. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Çoğu zaman terapiye başvurma sebepleri arasında en başta gelen ve tarif etmekte zorlandıkları;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derin bir boşluk, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—can sıkıntısı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsızlık,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—tatminsizlik, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—umutsuzluk </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">veya </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karamsarlık hisleri yaşarlar.</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> Bu hislerini bastırmak ve içsel boşluklarını doldurmak için narsistler çeşitli şekillerde <strong>eyleme vurma</strong> adını verdiğimiz davranışlar sergilerler. Eyleme vurma; bilinçdışı bir  arzu veya dürtünün eylem şeklinde doğrudan ifadesidir. Yani bilinçdışı  fantezilerin dürtüsel davranışla yaşama geçirilmesidir. Eyleme vurma ilk  kez Freud tarafından ortaya atılmıştır. Narsistlerde görülen eyleme  vurmalar;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derinliği ve geleceği olmayan gelişigüzel yüzeysel ilişkiler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsız veya sapkın cinsel etkinlikler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—alkolizm, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—madde kullanımı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı başarı hırsı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—iş koliklik,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ideolojik, dinsel ve grupsal fanatizm</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, şeklinde sıralanabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsist kişiler diğer insanlara yönelik <strong>ilgi ve empati yoksunluğu</strong> <strong>sergilerler.</strong> E</span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">mpati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yetenekleri gelişmemiştir. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yani  çevrelerindeki insanların duygularına ve düşüncelerine empati  göstermezler, gösterir gibi göründüklerinde ise; o kişinin  minnettarlığını harekete geçirip onu kendi beğenilme ihtiyaçları  doğrultusunda davranmaya zorlarlar. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aldıkları kararlar başkalarını etkilese de onlar için bunun bir önemi yoktur. </span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">B</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">enmerkezci düşünürler. </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İş arkadaşlarının yanı sıra mahremini paylaştıkları eşleri ve çocukları da bu durumdan paylarını alırlar.</span></span></div>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendinde  görmeye tahammül edemedikleri, kurtulmaya veya saklamaya çalıştıkları  eksiklik veya kusurlara karşı oldukça hassastırlar ve bu özelliklere  sahip olduğunu düşündükleri kişileri küçümser, aşağılar ve  değersizleştirirler. Yani <strong>insanlara değer vermezler</strong>. Mevcut tüm başarılar </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">ön görü, zekâ, strateji, güç ve kararlılık sayesinde onların bir eseridir. </span></span></p>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu birden farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. <strong>Narsisizm veya özseverlik</strong>,  kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine  âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Narsisizm, ilk kez Ellis  tarafından 1898′de kullanılan terimdir. <strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Eğer,  kişi kendini aşırı beğeniyorsa ve seviyorsa; aynaya, fotoğrafa veya  ekrana baktığında kendine hayranlık duyuyorsa ve bu hayranlığın  ardından,</span></strong><strong><span style="font-family: Arial;"> “iyi ki varım, ben muhteşem bir varlığım</span></strong>, <strong>Tanrım ne kadar mükemmelim<strong><span style="font-family: Arial;">” </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">diyorsa; bunu da toplumdaki diğer kişilerin gözlerine batırmaktan zevk alıyorsa; o kişi üst derecelerden bir narsistir.</span></strong>Sigmund <strong>Freud</strong>; narsisizmi “<strong>dış dünyadan soyutlanan libidonun yani cinsel enerjinin egoya yönlendirilmesi</strong>” şeklinde açıklamıştır. Horney’e göre narsisistik kişinin diğer insanlarla duygusal bağları çok zayıftır ve <strong>sevme kapasitesini yitirmiş olmanın boşluğunu yaşar.</strong> Yani <strong>narsisizm kendini sevmeyi değil, kendine yabancılaşmayı simgeler</strong>. “<strong>Ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli</strong>” sözü narsisizmin simgesi olmuştur. Yani <strong>herkes onlara, onlar kendilerine hayrandır.</strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB-Narsisistik kişilik bozukluğu</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi  gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken  ilgiyi göremediklerinde aynı yukarıda anlatılan narkissos gibi erirler  veya çökerler. <strong>Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama</strong> <strong>NKB</strong>’nuntemel özellikleridir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğer insanlara kıyasla özel ve üstün biri olduğunu düşünen </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">narsist kişinin tüm çabası;<strong> yaşadığı dünyada yeterli, değerli, sevilen, hayranlık beslenen, anlamlı  ve meşru bir varlık olduğunu diğer insanlara tasdik ettirmektir. </strong>Bu nedenle narsisizme<strong> “</strong></span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendini Beğenmişlik Hastalığı</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">” da denir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">NKB tanısı alanların <strong>%80</strong>’ni erkektir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">DSM-IV tanı ölçütleri:</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, <strong>üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamama</strong>nın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">3-Özel  ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal  durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla  arkadaşlık edebileceğine inanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">4-Çok beğenilmek ister.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">5-Hak kazandığı duygusu vardır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">6-Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">7-Empati yapamaz.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">8-Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">9-Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.</span></em></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Gabbard</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, NKB’nun 2 tipini tanımlamıştır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">1-Kayıtsız Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerinin farkında değildir. Kibirli ve agresiftir. Kendisiyle  meşguldür. Dikkat merkezi olmaya ihtiyaç duyar. “Vericisi var ancak  alıcısı yoktur.” Duygularının incinmesinden etkilenmez görünür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">2-Tedirgin Narsist:</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Diğerlerinin  tepkilerine yoğun bir duyarlılık gösterir. Ketlenmiş, utangaç veya  kendini silicidir. Dikkati kendinden çok diğerlerine yönelmiştir. Dikkat  merkezi olmaktan kaçınır. Aşağılanma ve eleştiri kanıtı elde etmek için  diğerlerini dikkatle dinler. Kolaylıkla incinen duygulara sahiptir;  utanç duymaya ve kendini aşağılanmış hissetmeye eğilimlidir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Genellikle <strong>kendini beğenmiş, soğuk, mesafeli,</strong> <strong>kibirli, üstten bakan, hak etmişlik duygusuyla olayları değerlendiren </strong>ve <strong>çekici</strong> görünen narsist kişi, gerçekte bilinçdışında kendilik değerlerinde,  kendine güven ve saygı duymada ciddi sorunlar yaşayan kişidir. Yani bir  nevi <strong>iç dünya ile dış dünyanın bir zıtlığı</strong> söz konusudur. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Tetiklenmedikleri,  tahrik edilmedikleri ya da bir travmaya uğramadıkları sürece ciddi bir  davranış bozukluğu göstermeyebilen narsist kişiler, sosyal ve mesleki  alanda oldukça başarılıdırlar. Peki, bu durumda <strong>bir kişinin narsist olup olmadığı nasıl <strong><span style="font-family: Arial;">anlaşılır? </span></strong></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">Bu sorunun yanıtı için aşağıdaki kriterlerin o kişide olup olmadığına bakmak gerekir: </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—K<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">endi kişisel öneminden,</span></strong> geçmiş ve şimdiki başarılarından sürekli<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;"> bahsederse, </span></strong></span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kibirli davranıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—bazen kendini alçak gönüllülük ve alttan alma ile gizlemeye çalışıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—çok önemli, yetenekli, başarılı biri olduğuna inanıyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişinin dinlemesini ve  onay vermesini bekliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ilişkide olduğu kişiyi sömürücü bir biçimde kullanmaya eğilimliyse, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karşısındaki kişiye, farkında olmadan, sıradan bir kişi veya nesne gibi bir his yüklüyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—kendi kendine yeten bir kişilik tipi sergiliyorsa, </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">düşüncelerinin önem ve tutarlılığını devamlı vurguluyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt; font-weight: normal;">—toplumdaki şahsi itibarını ön planda tutuyorsa,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı derecede hayranlık beklentisi içindeyse,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—eleştiriye tahammülsüzlük gösteriyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—başkalarının söylediklerine pek ilgi göstermiyorsa,</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—hak edecek bir şeyler yapmadığı halde kendisine özel biriymiş gibi davranılmasını bekliyorsa, bir kişinin narsist olup olmadığı<strong><span style="font-family: Arial; font-weight: normal;">anlaşılabilir</span></strong><strong>.</strong> </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İnsanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">koşan  narsistler;kendilerinden memnuniyet duymak, rahat ve huzurlu olabilmek,  kendilerini sevilebilir hissetmek için her zaman ve her ortamda <strong>mükemmel veya kusursuz görünmeye ihtiyaç duyarlar.</strong> İnsanların hayranlığını kazandıklarında, onların gözünde mükemmel  göründüklerinde, takdir edildiklerinde veya gözlerinde yücelttikleri  kişinin onayını hissettikleri durumda; kendilerini başarılı, dengeli,  iyi, sevilebilir, güven dolu ve mutlu hissedebilirler. Bu olmadığı  takdirde hissettikleri başarısızlık, umutsuzluk, bunalım, huzursuzluk,  sıkıntı ve çökkünlüktür. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistlerin duygusal yaşamları sığdır, duygusal derinlikten yoksundurlar</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">,  diğer insanlardaki karmaşık duygulanımları fark etmede başarısızdırlar.  Borderline (sınır) kişiler gibi çabuk alevlenen ve çabuk sönen  duygulanımlara sahip olabilirler, terk edildiklerinde veya hayal  kırıklığına uğradıklarında görünüşte depresyona benzeyen tepkiler  verirler. Ancak bu tepkiler yakından incelendiğinde değer verilen  kişinin kaybı karşısında duyulan hakiki bir üzüntüden çok, intikam  arzularıyla yüklü kızgınlık ve kin içeren duygular olarak fark  edilebilir. Yani <strong>gerçekten, yürekten veya derinden bir üzüntü duyamazlar</strong>, <strong>yas yaşayamazlar</strong>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsistler, genellikle, ortalıkta kasılarak gezen, ün, şan ve şöhreti seven, hava atan, çaka satan kişilerdir. <strong>Sıradan insan olmak korkuları nedeniyle hep daha çok şey isterler</strong>.  Hep el üstünde tutulmak, baş tacı edilmek ve övülmek isterler. Hep özel  olmak, hep özel muamele görmek veya özel hissedilmek isterler. Öztürk’e  (1994) göre; kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen ve  üstün gören, sürekli beğeni, ilgi ve onay bekleyen; gittikleri her yerde  hemen özel bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. Kendilerini özel  gördükleri için herkese geçerli kuralların kendileri için geçerli  olmadığına inanırlar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yetinme duygularının olmaması <strong>çok hırslı</strong> olmalarına neden olur. Kendilerinin gerçek sınırlarını bilemezler.  Kendilerini bir bütünün parçası gibi görmedikleri ve her şeyi kontrol  edebilecekleri duygusu yaşadıkları için <strong>sürekli gerilim halindedirler</strong>.  “Mezarlıktan ıslık çalarak geçmek” pek çok insanın yaptığı şeydir. Kişi  gerçekte korkuyordur ama korkmuyor taklidi yapmak zorundadır. İşte  bunun gibi narsistlerin bir kısmı eksiklik, değersizlik ve aşağılık  duygularını bastırmak için kendilerine güveniyor rolü yaparlar. Fakat bu  rolü içselleştirdikleri için güvenli gözükürler. Narsistin kendini  beğenmesi ve büyüklenmesi ile <strong>bir öteki insanın gözündeki hayranlığına muhtaç olması</strong> anlaşılması çok zor ve çelişkili bir durumdur. Yani <strong>gerçekte ne olduğundan ziyade nasıl göründüğünü daha çok önemseyen narsist kişi için görünenle iç dünya aynı değildir</strong>.  Bu nedenle kendini devamlı olarak dışarıdan bir gözle izleyen narsist  kişi için imaj ve dışarıya karşı nasıl göründüğü çok hayati bir önem  taşır. Özbenliğiyle dışarı yansıttığı imajı arasındaki bu zıtlık narsist  kişinin <strong>yapaylık, yapmacıklık ve sahtelik hissi</strong> yaşamasına yol  açar. Ancak sevgiyi, beğeniyi, hayranlığı veya başarıyı elde  ettiğindeyse aslında sevilenin sahte kendiliği olduğunu hisseder, içten  içe gerçekten sevilmediğini bilir. Bu farkındalık da elde ettiği  hayranlığın keyfini ve coşkusunu gölgeler. Bu yüzden <strong>gerçek mutluluğu, bir kedinin kuyruğunu yakalayamaması gibi, asla hissedemezler, sadece mutluymuş gibi yaparlar.</strong> Hakiki gereksinimlerini hiçbir zaman tatmin edemeyen narsistlerin başarıları ve tatminleri ancak onlara yalancı ve <strong>geçici bir mutluluk</strong> yaşatır. Yani <strong>her türlü sözde tatmine rağmen tam anlamıyla mutlu ve tatminkâr olamamaları tipik yakınmalarıdır.</strong> <strong>Kronik tatminsizlik ve memnuniyetsizlik hissi narsist kişiler için oldukça karakteristiktir.</strong> <strong>Şu an, daima kusurlu ve eksiktir, umut hep karşı kıyıdadır, </strong>hep  bir umutla sürekli başarı, hayranlık, ideal aşk, ideal partner peşinde  sonsuz bir arayış içinde koşar durur. Bu arada hayat geçip gider. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Çoğu zaman terapiye başvurma sebepleri arasında en başta gelen ve tarif etmekte zorlandıkları;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derin bir boşluk, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—can sıkıntısı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsızlık,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—tatminsizlik, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—umutsuzluk </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">veya </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—karamsarlık hisleri yaşarlar.</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"> Bu hislerini bastırmak ve içsel boşluklarını doldurmak için narsistler çeşitli şekillerde <strong>eyleme vurma</strong> adını verdiğimiz davranışlar sergilerler. Eyleme vurma; bilinçdışı bir  arzu veya dürtünün eylem şeklinde doğrudan ifadesidir. Yani bilinçdışı  fantezilerin dürtüsel davranışla yaşama geçirilmesidir. Eyleme vurma ilk  kez Freud tarafından ortaya atılmıştır. Narsistlerde görülen eyleme  vurmalar;</span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—derinliği ve geleceği olmayan gelişigüzel yüzeysel ilişkiler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—anlamsız veya sapkın cinsel etkinlikler, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—alkolizm, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—madde kullanımı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—aşırı başarı hırsı, </span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—iş koliklik,</span></strong></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">—ideolojik, dinsel ve grupsal fanatizm</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">, şeklinde sıralanabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Narsist kişiler diğer insanlara yönelik <strong>ilgi ve empati yoksunluğu</strong> <strong>sergilerler.</strong> E</span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">mpati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yetenekleri gelişmemiştir. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Yani  çevrelerindeki insanların duygularına ve düşüncelerine empati  göstermezler, gösterir gibi göründüklerinde ise; o kişinin  minnettarlığını harekete geçirip onu kendi beğenilme ihtiyaçları  doğrultusunda davranmaya zorlarlar. </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Aldıkları kararlar başkalarını etkilese de onlar için bunun bir önemi yoktur. </span><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">B</span></strong><strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">enmerkezci düşünürler. </span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">İş arkadaşlarının yanı sıra mahremini paylaştıkları eşleri ve çocukları da bu durumdan paylarını alırlar.</span></span></div>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Kendinde  görmeye tahammül edemedikleri, kurtulmaya veya saklamaya çalıştıkları  eksiklik veya kusurlara karşı oldukça hassastırlar ve bu özelliklere  sahip olduğunu düşündükleri kişileri küçümser, aşağılar ve  değersizleştirirler. Yani <strong>insanlara değer vermezler</strong>. Mevcut tüm başarılar </span><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">ön görü, zekâ, strateji, güç ve kararlılık sayesinde onların bir eseridir. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.drkamilecan.com/2010/09/17/narsisistik-kisilik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

